Âlemde ne gencîne ne bir izzet arardım
Ben kendime her gün yeni bir gurbet arardım
Hiç istemedim nîmet-i kevneyndeki lûtfu
Ben cennet-i âlâda muâfiyyet arardım
Umut, yanar gibi birden parlasa;
Talih, çınar gibi yerden fırlasa;
Huzur, rüzgâr gibi esip gürlese
Gönlümün kalesi kolay yıkılmaz.
Durmaksızın herkes bir yana koşar,
Beni sensiz koymadın sen,
Sanma sana darılmışım.
Geceyi atıp üstümden
Hayâline sarılmışım.
Gözümü açıp uyandım,
Bizim Türkmen illerinden ırakta,
Hoyrat bozkır yellerinden ırakta,
Yanık sazın tellerinden ırakta
Gönlümüzün yazlarına kış gelir.
Düştüm gayrı bir gurbetin eline.
Kaçıncıdır, hesabı yok;
Vardığım yer gurbet midir?
Hiç kimsenin cevabı yok;
Sorduğum yer gurbet midir?
Bulsam derdin çaresini;
Naz penceresine çok niyaz attım;
Ayrılık perdesi ondan çekildi.
Dokuz kata feryâdımı uzattım;
Sekiz felek makamından çekildi.
Günler seneler sürer, seneler bir anlıktır.
Çekiverdim de nihâyet şu cihândan elimi,
Ne bir anlık yaşamak var ne de ölmek varmış.
Dağıtıp durdu felek neş'e getirmiş yelimi,
Çile, dert, gam, kederin hepsine gülmek varmış.
Gör ki ben, doldurup içtikçe tükettim özümü;
Bilseydim her rüyada seni göreceğimi;
Gerçekten uzaklaşıp rüyalarda yaşardım.
Sevdana susayıp da sensizliğin çölünde;
Bir serap olsan bile yine sana koşardım.
Yüreğim huzur arar bir mehtap zamanında.
Gündüzleri göremem;
Ülkerlesin, aylasın.
Elinde yürekleri
Deldiğin bir yaylasın.
Ay göğe yükselince;
Hicrân oku yaydan boşanıp gelmiş ezelden;
Yârdan gelerek bağrı vurup delmiş ezelden.
Yıllarla berâber niceler yolculuk etmiş,
Yollar uzayıp gitgide incelmiş ezelden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!