Yeşermektir yaşarmak!
(Donmadan kırılmaz kıvrılan sular! ..)
Yaz mı geldi? ..
.....
Neden titriyor peki böyle içim? ..
Mavi gökten bir damla düştü denize; Su ile buluşan suyun oluşturduğu iç içe dalgalar, dış dışa halkalar halinde koşuştular müjde taşıyan denizatları gibi...
Mavi gökten bir damla düştü denize;
Deniz maviye kesti! ..
§
Mavi gökten bir damla düştü yere;
Çatlamıştı toprak, dudaklarım gibi...
Haydi git! Beyaz atın üstünde doludizgin; çiçeklerin boynunu ezerek, kırarak git...
N’olur işkence etme... Mahmuzla şu atını; hadi git gözlerimden, ufkumu yırtarak git! ..
.....
Haydi git! Beyaz atın üstünde doludizgin,
Çiçeklerin boynunu ezerek, kırarak git! ..
Gideceksen, hadi git beyaz atın üstünde doludizgin; kırarak, ezerek git boynunu çiçeklerin! ..
Kapatma gözlerini; Korkuyorum karanlıktan! ..
Kapatma gözlerini;
Ki, ışık vursun yüzüme! ..
Kapatma gözlerini;
İnsan sadece kendi mutsuzluğunun farkında olmaya hazır.
Mutsuzluk tek kişilik bir kuyunun dibi gibi! ..
Mutsuzluk, çivileri çakılan sandık...
Ya içindesin veya dışında!
İnsan sadece kendi mutsuzluğunun farkında olmaya hazır;
“Ben çok mutsuzum...
Tahtimi insanlarin gönlüne kurardim. Aramazdim havasi en güzel
tepeler... Günesi en güzel alan yamaçlar... Suyu en bol olan ovalar...
Sultan olsam, tahtimi insanlarin gönlüne kurardim.
* * *
Insanlari “yikmadigim” sürece yikilmazdi sarayim. En saglam, en yüksek
ve en asilmaz duvarlar benim sarayimda olurdu.
(Üçyüzaltmisbes tane 14 şubat’i olanlara! ..)
Eğilip yüreğimin başına; “bir”lestirdim ellerimi. Ve bir avuç mavi
savurdum sana doğru...
***
Içindeki “ben”i kaçırmadan, üfle bütün nefesinle tependeki bulutları.
Gördüğün bütün maviler senin; Sevgilim...
Sabah, henüz, kapağı açılmamış bir gazoz kadar sakin dururken; çayın canı 'beni' çeker! ..
Çayın demi; demliğin ağzından bardağın içine, bardağın ağzından içime dökülür...
Ben, fısıldarım; içine! ..
Duyuyor musun? ..
.....
Kim duyar, kimbilir; ben konuştukça!
Susuyorum; bir çöl gibi...
§
Bir çöl gibi bütüün zemine serilip sessizce yatacak kadar kızmış olmayı kim bilebilir;
Susmayanlara! ..
.....
Ben, , , susuyorum;
Toplamaya geldim; lacivert gözlerine düşürdüğüm yıldızlarımı! .......
Toplamaya geldim...
Ve göz yaşlarım gibi onları biriktirip avuçlarımda;
Koklamaya geldim! ..
Geldim... Geldim işte;




-
Zeynep Akgül
Tüm Yorumlarbir vesileyle tanıdığım ve hemen hayran olduğum bu şairin uslûbu beni gerçekten çok etkiledi..
hakkında daha fazla bilgi edinemedim yardımcı olmak isteyen olursa sevinirim aslında.