Kara kedi masanın altından
Rahatlasan dedi, biraz bıraksan
Yaşarken güven bulursun dedi
Hiç ummadığın sulardan
Peki dedim, bu süzülen uçurtma kimindi?
Evde yoktum ben, camlarım taşlandı
En sevdiklerim kavurdu helvamı
Tam unuttum dedim de hatırlattı
Şu gözü çıkası karanlıklar kendini
Kapılar kapandı üstüme, gezdim kimsesiz
*Senden bir şeyler dinlemek, güneşli havada yürümek gibi...
*İki gözünde iki bin renk görüyorum...
*Seninle yan yana ihtimaller düşlemek herkese nasip olmalı...
*Şu an bir yerlerde seni tanımaya ihtiyacı olan kimseler var...
*Keşke Kırılan kalbini eskisiyle değiştirme şansım olsa ve hayata hep pembe tarafından bakmanı sağlasam...
*Her ayan günde, sana bir çiçek hediye edildiğini hatırla...
Çocuk doğup adam kalanlara...
Kalın tende çocukluk
Sakınıp saklardı
Büyümüş, akıllı gibi
Herkesin örtüsü aynı
Başı toprak, sonu toprak
Yalnız geldik bu dünyaya
Ne ana var ne de baba
Döneriz yine biz ona
Döneriz yine biz ona
İki türlü pembe vardır...
Biri sürüldüğünde fırçaya renk veren
Diğeri dillerden hiç düşmeyen
Bir okul salıncağı üstünde güzel durur
Bazen gerçeksizliğe sihir olur
Toz pembe dersiniz...
Ömürlük aşklarda yeşereceğinize
Kirlenmeyip bembeyaz karlar üstüne isminizin yazılacağına
Sert dağlara vurduğunuz başınızın asla kanamayacağına
Ellerinizin gezgin yüreklerde kaybolmayıp bir kardelen gibi cesurca açacağına İNANMAYIN.
Yeşermeyeceksiniz,
Taşmadan sabır
Korku olmadan
Hayali güzel
Böyle yaşamanın
Tanıyorsun, gelince birer birer
Kaçamazsın nerede olsan
Çekerler seni paçandan
Gözlerinden aktığında
Ağlama derler,
yüzünü bozma
Yanımdaydı nefesi
Misafirdi kalbime eli
Bana çene çalma derdi,
"Sussan" derdi
Sevicem illa ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!