MİR MURAT DEMİR
1966 yılın da Elazığ da dünyaya geldi, hayatının çocukluk ve gençlik yıllarını bu şehir de tamamladı. Bir süre İstanbul merkezli Elazığ da perakende satış şubeleri olan TEMO Elektronik tic san ltd şti’ de yedek parça ticareti yaptı. Sonra ki yıllarda Ankara da kısa bir süre bulunduktan sonra Bursa otomotiv yan sanayi fabrikaların da yöneticilik ve üretim planlama müdürlüğü yaptı. 2008 yılında emekli oldu. Sosyal ve politik hayata müdahil olma hali devam etmektedir.
ADD, KAB, CUMOK, TEMA gibi sosyal işlerlikte ki vakıf ve derneklerle üyelik ve çalışmalarda ki müdahil olma hali devam etmektedir.
Edebiyata olan ilgisi ve politik duruşuyla bazı dergi, gazete ve web sitelerde köşe yazmakta, şiirleri yayınlanmaktadır.
Kendisini bir çok şekilde tanımlamak mümkün olmakla birlikte ‘’Yaşamsal Aktivist’’ tanımını tercih etmektedir. Sosyal hayatın müdahili, yaşamın sevmekten ibaret algıyla yaşanılmasını savunmaktadır.
Yaşamı süresince değişik sosyal oluşum ve mücadeleler içinde yer alan, almaya devam eden, yazılarıyla ve şiirleriyle kendisini ifade etmeye çalışan, kendisine kategori, seviye sorulduğun da ise ‘’Küçüklerin en büyüğü değilim, büyüklerin en küçüğüyüm’’ tanımlamasını benimsemeye devam etmektedir.
Yeni Çağrı Gazetesi, Haberde İstanbul Gazetesi, Önce Vatan Gazetesi, Demokrat Gazetesi, Çeksed Dergi, Haber caddesi, Kimlik Haber, Halkızbiz, Kardelen Dergi, Suje Dergi, Haberin Saati, Mavi Gazete, Yeni Dönem Sanat Dergisi, Son Posta Gazetesi, Malatya Caddesi, Yeni Ufuk Gazetesi,Kanal Box,Sürmanşet Gazetesi,Haber Hürriyeti,Kitap Rotası,Kültür Ajanda Dergisi gibi ulusal ve bölgesel gazete,dergi ve dijital medya da yazı ve şiirleri yayınlanmaktadır.
“Dert Görmeyesin” adlı şiir kitabı vardır.
Eserleri
Dert Görmeyesin
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!