Marmara / Karadeniz hattı
Geldi yine iki gözünü sevdiğim aralık
Lapa lapa yalnızlığım yağıyor
Düşmesin yere diye açılmış şemsiyeler
Hem sevincim
Hem de hüznümsün
Sen ,
Sisli dağların başında duran Çepni kızı
İstediğin kadar anlat fındık ağaçlarına derdini sıkıntını
Kullar değil
Sincaplar , gelincikler, karatavuklar duyar seni
Gözyaşların toprağa düşmeden
Sevmeyin beni
Hiç kimse sevmeyiversin bir zahmet
O zaman mutlu olurum belki
Hayırlı evlat prangasından kurtulmak istiyorum dur ya da
Çöpsüz üzüm ister herkes
Ama kimse iki günde delirmez
Medeniyetten biraz uzakta
Dağlar , tepeler
Küçük bir köyde
Elektriklerin kesilip
Yıldızların doğduğu yerde
Yakılır kalplerin meşalesi
Her ne varsa
İçinde , dışında
Bütün duygularını
Kalbini
Elekten bir geçir bakalım
Üstte ki tortuyla
Yandı kor oldu yüreğin harı
Duvarları alevler kaplamış
Hiç kimse birşey duyamadı
Oturup ağlarım şimdi , yağmurlar bana eşlik eder
Ölmüşüm
Niye şaşırdın ???
Gökyüzü yine maviydi
Kasımpatıları turuncu
Akşamsefası mor
Çernobilli sularında balıklar yüzüyordu
İçtiğimiz bir bardak radyasyonlu çaydı
Gecenin köründe bana şiirler yazdıran kim
Kalbimi , bradikardiden taşikardiye
Başımı migrene
Dizlerimin bağını çözdüren ...
Kalbimin bir haltlar yemesi lazım
Gece olmadan ışıklı yolu bulmalıyım
Hay aksi
Bütün tabelalar aynı yolu gösteriyor
Yollar uzun
Ayaklarım yorgun
Gece olmadan ışıklı yolu bulmalıyım
Eylüldü gözleri
Bulutların arasına saklanmış
Hüzünlü ve buğulu
Rüzgâr ekmişler saçlarına
Hasadını güze bırakmışlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!