Yalnız geçti onca yıllar, hala sensizim
Masada her şeyim var, tek sensin eksiğim
Senden başka yoktur, bu dünyada sevdiğim
Anladım vicdansız, artık gelmeyeceksin
Sevdim seveli, her dert gelir beni bulur
Sevginin bulunduğu, o yerde
Çaresin hasrete, her bir derde
Kalksın artık, gözündeki perde
Hasretim sana, artık gelsene
Acep ne olur, bu benim sonum
Zindanlar karanlık, lamba ışıksız
Kuru ekmek yenir, gitmez katıksız
Boğaza dizilir, lokma kaşıksız
Hayat acımasız, çeken insanlar
Soğuk duvarları, ısıtmaz soba
Bu kötü kaderime, ağlayan anam
Yüzü gülmemiş olan, gariban babam
Sevgili eşim dostum, kardeşim tabam
Hakkınızı helal edin, hastayım ben
Var mıdır bu dünyada, murat alanlar
Yanağı, gamzeli yârim
Sevgi dersen, ona varım
Sen olacaksın, helalim
Bugün değilse de yarın
Sensin, hep tatlı belalım
Aç çalıştırır, ayıklatır tarladan taşı
Sana kimse acımaz, kurusa gözün yaşı
Tek bir sözle alır, elinden ekmeği aşı
Başını önüne koy yoldaş, hele bir düşün
Dönen işleri görüyorsun, kapılma çarka
Aklımdan çıkmıyor, o tatlı dilin
Gece yatakta, arıyor mu elin
Çok hızlı gitme ki, yıkacak yelin
Kalbimdeki sevgiyi, gel de bir gör
Kalmaksa eyer, ver artık kararın
Her yerde senin, adını anarım
O yalan sözlere, nasıl kanarım
Bugün göremedim, ona yanarım
Hele bir gör, kalbimdeki yangını
Başımı kesseler, senin uğrunda
Suçum neydi benim, hiç bilemedim
Söylenen söze, anlam veremedim
Güvenip de sana, gel diyemedim
Unutamam seni, hep aklımdasın
İçim burkuluyor, çekip giderken
Sevmiyorsa eğer, ben onu seçmem
Yaşadığım süre, asla vaz geçmem
Bizim aşkımıza, bir ömür biçmem
Derbeder perişan, yine ben miyim?
Peşinden koşarken, olmuşum haşat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!