Mevsimlerin Ötesinde
Zamanın çarkı döner, takvimler yaprak döker,
İnsanlar sevdalarını bir mevsime hapseder.
Eylül’e sitem ederler, Kasım’da hüzün ararlar,
Oysa gerçek bir yürek, vakit bilmez, sevgiyle çarpar.
Aşkın Ekim'i Kasım'ı olmaz ki;
Aşk dediğin ne bir sonbahar yaprağına sığar,
Ne de rüzgârın sürüklediği bir yaprak gibi kaybolur.
Gözlerinin değdiği her yer benim vatanımdır,
Sevginin zamansızlığında ruhum seninle huzur bulur.
Çiçekler filizlenirken toprağın bağrından,
Toprak kokusu yayılırken sokağın tenine,
Ilık bir Nisan sabahında,
Güneşle birlikte doğarsın içimin derinliğine.
Taze bir bahar yeli gibi dokunursun yüzüme,
Sözlerin dökülür gönlüme en tatlı tınısıyla.
Dışarıda fırtınalar kopsa, sokaklar buz tutsa ne çıkar?
Sokak lambalarının altında yalnızlığım süzülürken,
Ayaz bir Şubat akşamında,
Ellerinin sıcaklığı düşer hatırıma, ısıtır içimi.
Soğuk geçen günlerin hiçbir hükmü kalmaz,
Sevdan bir kor gibi yakar, eritir karı, buzu.
Mavi gökyüzü kavrulurken sıcağın altında,
Deniz kokusu dolarken ciğerlerime,
Yada Temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
Sıcak bir yaz gününün ortasında,
Gölgen olurum, sığınacak tek durağın olurum.
Güneşten daha parlak açar içimde senin gülüşün.
Aylar değişse, yıllar devrilse ne fark eder?
Benim takvimimde tek bir mevsim var, o da sensin.
Ne zaman sorsan kendine "Acaba hep kalır mı?" diye,
Ne zaman şüphe düşse narin yüreğine,
Gökyüzüne bak ve duy fısıltımı:
Severim...
Hem de çok...
Kayıt Tarihi : 13.10.2026 17:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!