mevsim geçişi gibisin
üzerime bulaşan kokun kalmadı
öyle bir gittin ki
sanki rüzgar kapıyı kapatmadan çıkmış gibi
ardında biraz serinlik
biraz suskunluk bıraktın
ben hala aynı sokakta yürüyorum
aynı gökyüzünü taşıyorum başımın üstünde
ama gökyüzü dediğin de
insanın içindeki kadar maviymiş meğer
sen gidince anladım
bir kadının gidişi
bazen bir şehrin elektriğini keser
lambalar yanar yine
ama ışık eskisi gibi değildir
mevsim geçişi gibisin diyordum ya
tam da öyle
ilkbaharın içinden yazı çalan
sonbaharın cebine serinlik bırakan
o aradaki belirsiz günler gibi
insan ne giyeceğini bilemez
kalbini mi
yoksa hatıralarını mı
senin kokun vardı bir zamanlar
yağmurdan sonra açılan toprak gibi
biraz deniz
biraz sigara
biraz da gecenin içinden yürüyen yalnızlık
şimdi yok
ama garip olan şu
kokular gider
insan kalır
ve insan dediğin şey
bazen sadece bir hatıradır
ben seni bir mevsim gibi sevdim
takvimlere sığmayan
haritalara yazılmayan
adı olmayan bir mevsim gibi
belki de o yüzden
ne zaman rüzgar esse
bir şey eksiliyor içimden
ve ben hala anlamıyorum
bir insan
nasıl olur da
bir şehir kadar terk edebilir birini
ama bak
itiraf edeyim
sen gideli çok oldu
ama içimdeki ağaçlar hala
senin adınla yaprak döküyor.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 12.3.2026 19:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!