Bir sızı çöreklendi göğsümün orta yerine
Nefesim kesildi, gözlerim karardı
Biliyordum aşkın bana en başından beri zarardı.
Bir yoğun bakım odası,
Başımda cızırtıyla nabzımı sayan o cihaz...
Otuz altı yıl oldu bu dünyaya adım atalı.
Dediler ki; gün aydınlıktır korkma.
Yalnız geceleridir karanlık olan.
Geceyi de ay aydınlatır, yıldızlar dans eder rüyalarında.
Sevgi varsa bir yorgan gibi sarar sarmalar seni,
Ne karanlıktan korkarsın ne de gecenin ayazı üşütür.
Askerim...
Kınasını eline yakıp, ardına ağıtlar sığdırdığım,
Vatan sana sen Allah'a emanet diyerek
Dualarla gözyaşlarıyla uzak diyarlara uğurladığım.
Askerim..
Kınan elinden silinmeden, gözyaşım satırlarıma düşmeden
Tam vazgeçmişken bu hayattan
El etek çekmişken aşktan sevdadan
Siyah inci gözlerin aniden çaktı bir selam
Ödül müsün ceza mı ah bir anlasam.
Hadi gel tanışalım, hızlıca kaynaşalım
Yine akşam oluyor,
Güneş rengini iyiden iyiye kaybediyor
Bense camın kenarında gökyüzünün efkarını seyrediyorum.
Elimde sıcak, çatlamış fincanımdaki kahvem
Fincanımda hayatım gibi kırılmakla kırılmamak arasında arafta
Şimdi kapat gözlerini
Dinle sessizliğin içindeki
Kalplerimizin ritmini
Bir bütün olabilseydik, bitirirdik kimsesizliği
Bırakmasan ellerimi, tüketirdik sevgisizliği.
Ne güzel gülerdim bir zamanlar,
Sahte değil çok içtendi kor bakışlar,
Düştü masken en güzel yerinde
Yıkıldı üstüme tüm duvarlar.
BİTSİNNNNNN.....
ANNE, ne çok isterdim hep çocuk kalmayı
Zamanı durdurup kucağında kokunla huzur bulmayı
Sarı saçlı bebeğimin saçlarını örüp,
Çamurdan, yapraklardan pastalar yapmayı
Ne çok isterdim anne büyümeden o günlerde kalmayı.
Bir ateştin düştün cana
Gece oldun bahtım kara
Sensiz kaldım yana yana
Gel de sevdalara sal beni.
Kömür gözlüm, zülfü karam
Git, ne olur git
Yolumdan, solumdan, canımdan, ruhumdan
Git, ne olur git...
Sızımı bana bırak, sazımı sokağın köşesine.
Git zalim sevgili
Git ve kalemimi yeni sevdalara bırak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!