Ölüme razıydım.
Tanrı biliyor.
Seninle baş koyduğum yastıkta,
Ölüme razıydım.
Tanrı buna razıydı.
Ve tıka basa kalabalıklardan; üryan yalnızlıklar kalır geriye.
Gece tenhasının; en kuytu sokağında.
Saklambaç oynamaya başlar insan,
yalnızlığıyla.
Önüm, arkam, sağım, solum...
YALNIZLIK.
İnsan sekseninde yeni bir hikayeye başlar bazen
Yeni doğmuş tayın baharda kırlara ilk adım atışı gibi
Yuvadan uçmak için kendini boşluğa bırakan yavru bir kuş misali
Doğmak ister kozasından
Tırtılın kelebeğe dönüşmesi vari
Sekseninde ana rahmine düşmek ister insan
Yaratılmışların en büyüğü idi
Sana olan sevdam
Göğsümde tüm cihana yer var idi
Çıkartma imkanı olsa seni oradan
Sen orada-iken
Tek bir atomu sığdıramam
Şarap içer
Şiir okurduk
Nazım'ı konuşur,
Kapitalizme söverdik
Annesi tarafından öldürülmüş çocuk için göğsümüzü döverdik
Bitmesin isterdik gece
Oruspumun memesinden içtiğim süt,
Üstüne çiğnediğim kahve çekirdeği...
Ayıltmaya yetmiyor beni.
Bırakın, oysun gözlerimi kargalar;
Görmeyeyim doğuşunu güneşin .
Tuhaf.
Hem de çok tuhaf.
İlginç.
Aslında biraz da bilginç.
Komedi.
Belki de trajikomedi.
Kısa bir yolculuktan sonra
Kendime vardım
Henüz seksen yaşındaydım
Ölüme ne uzak
Ne de yakındım
Doğrudur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!