1.Mektup Jonas’tan Marina’ya
Marina,
Sabah cam buğuluydu. Parmağımla bir çizgi çektim, çizginin ardında dağ göründü, çizgi kadar. Tepesi kar, eteği sis. Adını sana söylemeyeceğim (senin bildiğin yerden biliyorsun zaten).
Patikadan yürüdüm. Ağaçlar gecenin nemini dallarında taşıyordu, ben geçerken omzuma bıraktılar. Sağ yanımda bir adım boş yer bırakıyorum hep. Ağaçlar da biliyor, o tarafa dallarını uzatmıyorlar.
Sesin telefondan bana bir saniye geç geliyor. O bir saniyede kapıya bakıyorum.
Dün gece rüzgâr kapıyı yokladı. Kalktım, baktım. Kilitlemedim.
Dönen gemiler iskeleyi unutmaz.
Kiraz ağacına bir güvercin kondu bu sabah, bir tüy bıraktı. Ceketimin cebine koydum, şimdi yazarken parmağımın ucuyla yokluyorum.
Masamda yarım bir şiir duruyor. Son satırını sana bıraktım.
sen pencerede, ben patikada
sen suya bakıyorsun, ben dağa
ikimizin arasında bir ülke, bir de gece
yine de aynı ay
senin vapurunun üstünden geçip
benim kiraz ağacıma uğruyor
Odanın penceresine bir sandalye çektim, minderini üstüne bıraktım. Kimse oturmasın diye. Anahtar verandadaki saksının altında. Buradan senin iskelen görünmüyor, gelirsen sen anlatırsın bana.
Akşam olunca lambayı yakacağım. Sen uzaktan bakarsan evin yandığını görürsün.
Jonas
Huri ÇalışkanKayıt Tarihi : 7.11.2026 15:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!