I
Aşık bir şiir yazar, sığamaz hiç geceye,
Binbir tohum düşer de, can verir her zerreye.
Mürekkep karışırken coşkun akan o nehre,
Ahenkle boyar şehri, can verir her çehreye.
Bu yolculuk yolcunun, ezeli kavgasıdır,
Garip hancının hanla, o sır temaşasıdır.
II
Toprağa düşen tohum, çatlamaktan hiç korkmaz,
Fena biter döngüde, yeşil bir filiz başlar.
Yol almayan bir sâlik, ummana hiç ulaşmaz,
Aşar bendini elbet, yol bulur çetin taşlar.
Kök salmaktır her veda, yeni bir gökyüzüne,
Bırak aksın akıntı, ram olsun su yüzüne.
III
Karanlık çöktü diye, sitem etme geceye,
Envar onun koynunda, sırrolur her zerreye.
Sığmaz yaşam dediğin, bir daracık heceye,
Kış biter dal uçları hep bahara boyanır.
Yürü ey yorgun yürek, menzile çok az kaldı,
Gece bitti, tomurcuk güneşe ilk kök saldı.
IV
Ufka yol alan yolcu, kırpmaz asla gözünü,
Toprak, su ve gökyüzü, fısıldar son sözünü.
Derinde saklı kalan, o lahuti sesini,
Bulur elbet bir yerde, kendi o saf özünü.
Kafestir bu masivâ, ruhun bu mülke sığmaz,
Gönül Hakk’ı bulunca, o gayri yola bakmaz.
V
Toprak açtı bağrını, nehir erdi deryaya,
Uyan derviş uykudan, veda et bu rüyaya!
Aşkın yalın kılıcı, nefsin kınını budar,
Hicran çeken aşıklar, vuslat gününü gözler.
Gidenler dönmez geri, menzilini adımlar,
Katre deryaya akar, sonsuzluğa hep sızar.
ENGİN TOPKAN (28.06.2026)
Engin TopkanKayıt Tarihi : 29.06.2026 09:41:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



