Öyle vefasız, öyle kara vicdanlı
Öyle acımasız, bilmezdim ben seni
Bir hoşça kal sevgilim, bile demeden
Hiç acımadan, bırakıp gittin beni
Şimdi gönlümü, dudağına yönelmiş
Yanıma koşa koşa gel sen, her gece
Yanaklarımdan, şapır şupur öp beni
Sonra da dille yala beni, bal diye
Ardından büyük lokma diye, yut beni
Hadi şimdi sen git, virane evine
Kurumuş gazele döndüm, sen gideli
Sevinemedim, bu sürpriz dönüşüne
Kurudu ırmağım, kalmadı mecalim
Tepki vermez, bu bedenim gülüşüne
İlkbaharı, yaz güneşini görmeden, ,
En yakışıklı görüp, yaptın seçimi
Önce diktin bana, o kara gözünü
Sonra da alev alev, yaktın içimi
Gösterip ay gibi, parlayan yüzünü
Bu anı, ömrüm boyunca unutamam
Ömür boyu kurduğum hayaller,
Rüyalarımda gördüğüm düşler…
Birer birer hepsi gerçek oldu,
Gülüm birleşince bizim tenler…
Yaşadığıma pişman değilim,
Sarı gülüm, asla benden kaçma,
Başkasına bağrını hiç açma.
Ben yanına uzanıp yatmadan,
O yeşil gözlerini kapatma.
Gözlerin sevgi dolu bakıyor,
Loş ışıklar altında, seni görünce
Bu yüzüm anında, gülücükler saçtı
Salınarak, benim yanıma gelince
Hüzün, gam, keder benden uzağa kaçtı
Çok sevdim seni, sen başımın tacı ol
Tatlım, seni gördüm bir orada,
Bir de hızlı yürürken şurada.
İçimden bir parça koptu gülüm,
Kalbim kaldı sanki tam burada.
Kalbime sevgin düştü bir damla,
Bir tanem, yine bana köpürdün,
Yine sevgimi sildin, süpürdün.
Dondurdun bedenimi poyrazla,
Beni buzul çağına götürdün.
Yatırdın bugün de beni yana,
Sen gidince rüzgarlar, tersine esti
Evde ki ıssızlığa, alışamadım
Sensiz günlerim, çok ızdıraplı geçti
Sensizliğe, hiç ayak uyduramadım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!