Gardiyanın ayak sesleri
Boş koridorda yankılar.
Bilmem hangi ayın kaçında takvim.
Zamana teslim oldu hayat.
Gergin bakışlı sırdaşlar.
Kaderin acı oyununda.
Menengiç kahvesi içer başefendi.
İnsafsız histerinin aleni cüssesi.
Pas kokulu su depoları.
Parlaklığını önünde özgür dünya.
Ardında mahkum düşler.
Hangi bahara kesilmiş infaz.
Yine bugün vakit geçmez.
Beyaz yoktu saçlarında,
Şimdi ağardı hepten.
Şakakların düzdü,
Şimdi damar damar.
İfaden değişir de muhteris amca
Ya yakıştırdığın yafta.
Hangi parsel hangi pafta.
Bu sövülecek ne ilk ne son hafta.
Menengiçin kahvemsi kokusu,
Çekirdekten değil yaprak kurusu.
Tıpkı suçlu olmadığın gibi,
Başefendinin iki parmağı,
İki dudağının hapsinde.
En az onun kadar hasisti,
Onun kadar duygusuz.
Onun kadar müfteri.
Attığın zindana o seni atmadı.
Kalkan oldu sana atılan oklara.
Defalarca.
Ben yaptım bile dedi yerine.
Yatacak yerin mi var.
Onun ahde vefa yurdunda.
.
Kayıt Tarihi : 22.08.2026 01:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!