En sevdiği şehrinden zoraki ayrılır senelerce yük kalır. Çocukluğunu hep şiirlere istanbulda kaybolduğunu söyler
bir şeyler yarım kalmıştır, onun için farklı bir şehirde yaşamak yaşam değilde bir cezadır on iki senelik farklı şehirde yaşasada alışamamıştır. Onun için bir gece vardır babası yüzünden mutluluğu çocukluğu ile farklı şehire taşıyamamış on bir yaşında öbür şehirde kalemi eline alıp şiirler yazarak ruhunu tatmin etmiştir. Çocukluğunu ve istanbul hayatını şiirlerinde hep var olmasını, yaşadığı aşk-ı durumları hep acı ile kaleme almıştır. uzak mesafeler vurmuş başına, hiç aşkı koklamamış sevdiğinin saçlarından. Her şey ona uzak kalmış zamanla duyguları tek bir taraflı hissedememiş, mutluluğu acı ile gülüşlerini sahtelik ile. Onun için zamanla her şey anlam kaybeder gözlerinden bir yaş bile zorlasa da hiç akmazdı hep içinde bırakırdı dertlerini, şiirleri dışında. Çoğu şey uzaklaşınca. tatlar, duygular ve mesafeler. Kendine bir isim koymuş, Mahrum.
Eserleri
Dört kitabını iptal etmiştir. Edebiyat, felsefe, Şiir - Edebiyat, roman.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!