Mektup 4 Şiiri - Muhammed Hamza Ergen

Muhammed Hamza Ergen
9

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Mektup 4

Bir volkan patlıyor yüreğimde
Bereketli lavlarıyla.
Mektuplar dolusu meçhuller taşıyorum asırlardır Kozasına tünediğim ipekten koyunda.
Uykusundan uyanan son uyuyanın
Şaşkınlığını yaşıyorken,
Bir merhabaya tenezzül etmez
bakışların gölgesine sığınıp,
Hicret vaktinde korlanan topraktan dudaklarımın
Tuzlu yaşlara karışmış sızısıyla
Bir mağaraya çekilip kalıyorum.

Yalnız güneş çıktığında kızıl dağların eteklerinden
Bir uyku bastırıyor gözlerimi.
Tüm dünyadan eteğini çekmek isteyen
Aydınlanmadan sönen
bir akis görmek rüyasıyla.

Rüzgarların topladığı tüm toz zerrecikleri
Birer kaya gibi çarparken suratıma,
Omuzumda eski bir gömlekle didindiğim
Yeşeren güllerin sarardığını görmek...
Hep nefes mi gerek ölmek için?
Kafidir bazen yetişememek...

Seyyahların divitleri ucunda
Bir ömür beklediğim o ulu göç kervanları,
Şimdi birer birer geçiyorken önümden,
Gözlerimi daldırıyorum develerin toynak izlerine.
Murçlarla çakılı elimin ayaları
Ne de ayağıma bağladıkları bu kalın sicim,
Bihaber kalacaktır ruhumun derinliklerinden.

Hıçkırık dolu zamanın ağırlığı;
Sırtımda bir küfe,
Kamburum çıktı çıkacak.
Yıldızların kayıp kaybolduğu
Issızların koynuna girmek değil niyetim
Ama,
Ezilen her fikir gibi bir yol serilir önüme
Uçsuz bucaksız, mor lavanta tarlalarında.

Bütün manifestosu ömrümün işte budur.
Melalî bir yaşamak:
Yani sizden yana toplamak,
Ve yalnızca sizden yana ağlamak.
Kükürt kokulu tütünlerin boğucu dumanında
Sapsarı hayaller kuran gökyüzüne
Bir kanat isyanla uçmak.

Muhammed Hamza Ergen
Kayıt Tarihi : 14.5.2023 20:41:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!