Ellerimden tutunuz!
Bir park köşesinde kaybediyorum aklımı.
Sayhalar atıyor kargalar üzerime.
Pervazların dibinden ayrılamıyorum.
Ne Gorgias anlayabilir deliliğimi,
Ne de Nietzsche.
Ne kendimi bulurum Taormina’da,
Ne de beni bulurlar Efes’te!
Kamçılar şakır kulağımın dibinde hatta,
Ben deliliğimle övünürüm.
Rüyalarımda cennetler görürüm,
Hayyam’a sakilik
Sabbah’a fedailik
Nizam’a kardeşlik ederim.
Alamut’tan İsfahan’a bir rüzgar eser,
Nefes nefese kalır serzenişlerim.
Fırat’ın altından can akar.
Kıyım vardır her pınarın başında.
Nil’den fısıltılar işitirim,
Tuna’dan kahkahalar.
Ezilirim, ürperirim.
Deliliğime varmaz dilim.
Bir garip tükürürüm
Bulutların üzerinden akar kinim.
Gökkuşaklarını evimin bahçesinde sürer,
Tarlamda aysbergler yetiştiririm.
Ellerimden tutunuz!
Bir yürek mahkemesinde kaybediyorum aklımı!
Ne sisli bulvarlara uğruyor yolum,
Ne de badem gözlü mezarlara.
Ellerimden tutunuz!
kaybediyorum sesimi
Bahar gözlü ıssız yaylalarda.
Alplerden iniyorum bir kızağın ardından,
Üşüdükçe üşüyor,
Üşüdükçe terliyor,
Üşüdükçe yanıyor ellerim.
Kiraz dallarının altından haykırıyorum,
Buz tutmuş narçiçeği pelerinim.
Bana destanlar anlatmayın,
Ben destanın ta kendisiyim.
Yürüyorum sokağın en solundan,
İsyanlar içinde titrek ellerimle.
Kaçışıyor ululuk abideleri önümden,
Mürekkep yağdırıyor göklerim.
Katedralin önünde
dilenirken buluyorum kendimi neden?
Çıplak ayak mendil uzatıyorum
Umarsız bakışlara doğru.
Yok mu bir haber Erasmus’tan.
Yok mu haber beceriksiz süvarilerinizden!
Artık tutmayınız,
Perdeleri kapatıyorum.
Kayıt Tarihi : 14.5.2023 20:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!