Yarılacak kehkeşanlarımız,
Gecenin en ıssız saatinde.
Tenhalarına dökülecek
Palavraları bir bir.
Fiyakalı gülüşleriniz
Operatlara fünun,
Fırçalar eritiyorum
Dumanlı benliğimin grisinde.
Hayret ki namütehani
Gözlerimizin bebekleri.
Tutmak bilmez,
Tutsak bilmez elleriniz
Savdınız kederinizi.
Yeşertmek istenen tohumları,
Bir bir gömdük toprağa.
Madem fışkırır intihal,
Beklemeksizin gömün belleğinizi.
Bucak bucak gezinen
Safsata dolu tiyatral.
Simlerle bezeli kostümleriniz.
Göz çukurlarınızı çürütmediniz hiç,
Yanmadı yanaklarınız sebepsiz.
Demin kaybolan hayal,
Tutsakladı hepimizi.
Fikir sofralarını
Kargalar sömürdü.
Mahyalarını yüzümden çektiler.
Sırtımda keşmekeş hırslarınız,
İzi küllerimle uçuştu.
Fikir sofralarını
Kargalar sömürdü.
İsyan
Yazın yağan yağmura bile
Bu kadar yakışmazdı,
Elleri olmasa bulutların,
Vermeseler fitillerini
Yakmasalar zifiri karanlığı.
Gaz lambasının altında
Ürkek çocukların,
Tozpembe korkuları,
Yakmasa zifiri karanlığı,
İsyan,
Bu kadar yakışmazdı.
Bileklerinden tuttum
Ayın birinde sokakta,
Nüksetti illeti,
Hadsiz, çalkantılı
Tragedya ya da komedya.
Kastların laneti sarıyor,
Kadim ve medeni.
Greklerden haber var,
Hades çarmıha gerildi.
Seferi ömürler uçuştu,
Yersiz yurtsuz.
Handenin insafına kaldı,
Hanendenin notası.
Ömürler uçuştu izledik,
Ömürler uçuştu,
Ömürler,
Ömür...
Ve isyan yine,
Ne kadar asil bir duruş.
Yüzünüze baka baka,
Kulaklarınıza haykıra haykıra.
Kırmızı tuğlaların,
Simsiyah gölgesinde,
Oportünist abideniz,
İsyan karıştırdı.
Ve isyan yeniden,
Nasıl da asil bir duruş.
Kayıt Tarihi : 14.5.2023 20:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!