Ben senin direnişini sevdim; pazarlıksız...
Hazırlıksız...
İlkbaharına kar yağmış,yeşilliği donuk,maviliği sönük...
Renklere meydan okuyansın sen; bozkırlarda.
Menfaate boyun eymeyensin; yalancı dünyada.
İç içe geçmiş binlerce labirentsin sen; çözülmeyen.
Ağır ağır yürüyeceksin ırmağın kenarına.
Eğileceksin kulağına doğru.
Akma diyeceksin.
Yüreğimi yakma diyeceksin.
Durmayacak,seni dinlemeyecek.
Olsun,
Bulmadan yitirme telaşına düştüler.
Ağlanan yerde gülüştüler.
Aynı yolda dövüştüler.
Ne söylediysek buharlaştı.
Ne sesler çıkardık duyan olmadı.
Aynı pencereden bakmaya yasaklar geldi.
Göçük altında kalanlar...
Hayata direnenler...
Zoraki gülenler....
ve yalandan ölenler.
Mezarlığın bekçisi yok.
Okuyan yok iki satır Allah kelamı.
Kimi gün savaştım kimi gün sustum.
Özledim bir zaman andım bir zaman.
Ne sevenim oldu ne de bir dostum.
Kandıranlar oldu, kandım bir zaman.
Mucize eyledim gözler kapalı.
Sen ne devransın ki işin devirmek.
Devrilen kararlı, tutan kararsız.
En muhteşem buluş dolap çevirmek.
Çeviren kararlı, çatan kararsız.
Ne gördün sen, bir sor ben neler gördüm.
Acıysa acı...
Zorsa zor...
Artık yüzleşmen gerek.
Artık anlaman gerek.
Vaz geç bu sahte hayat tutkusundan.
Sen başka gerçekler başka.
Al o çok sevdiğin hayal senin olsun.
Al o çok kırdığın umut senin olsun.
Ben bulutlar, ben dumanlar...
Ben bir zamanlar...
Ben ve olmayan dermalar.
Bir bilsen,bir anlasan neler neler var.
Yaşamayı özledim,çiçek çiçek,dal dal.
Yangınsız bir ormanda,
içli bir romanda.
Oyuncakları elinden alınmamış çocuklar gibi.
Kitapları yakılmamışlar gibi.
Fikirleri yıkılmamışlar gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!