Elâzığ-Maden’de doğdu. İş hayatına İngilizce öğretmeni olarak başladı. Manisa, Yozgat, Konya, Elâzığ ve Ankara’da görev yaptı. 1993 yılında Kültür Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğüne naklen geçti. Burada iki yıl çalıştıktan sonra istifa etti ve serbest çalışmaya başladı.
Çevre, doğa, av-yaban hayatı üstüne örgütsel ve bilimsel çalışmalar yaptı; yurt genelinde uygulamalara katıldı.
Sinemayla da yakından ilgilendi, özgün senaryolar yazdı, yazıyor.
Şiir, öykü, roman çalışmalarının yanı sıra çeşitli dergi ve gazetelere yazılar yazdı, köşe yazarlığı yaptı.
Karanlığın Gül Kokusu adlı kitabıyla öykü dalında ödül aldı. Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği ve BESAM üyesi olan yazar; Antalya'da yaşıyor.
www.mehmetmaden.com
[email protected]
Eserleri
Şiir: Alışmak Ayrılıklara
Öykü: Bir Sabah Hüzün, Karanlığın Gül Kokusu
Çocuk Öykü: Sevgi Sokağı-10 kitaplık dizi, Yapraklar Güneşe Bakar- 10 kitaplık dizi
Çocuk Roman: Öğretmenime Mektuplar, Bir Günlük Macera, Kimsesiz Adam, Dijital Sevgi, Valiz, Fidye
Roman: Yarın Çok Uzakta
Eğitim: İngilizce Öğretim Rehberi
Senaryo: Buz ve Alev, Kırmızı Mendil, Karanlığın Gül Kokusu
Dizi Senaryo: Kapımı Üç Kere Çal
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!