kırşehir çiçekdağı kızılcalı nüfusuna kayıtlıyım doğma büyüme ankara da yaşıyorum özel sektörde freze oprt. olarak çalışıyorum iki çocuk babasıyım
Sebepsiz sanma gözümden akan yaşı,
Gönlüme uğrayan latif aşk sancısı.
Beni deli eyleyen kara sevdanın acısı,
Dön gel, dön gel de kapansın aşk yarası.
Yıkıldı gönül mihrabım, dinmiyor sızı,
Aşkın ateşi yanıyor içerde harlı harlı.
Ayrılığın közü alevlendirir bu narı,
Dön gel, dön gel de kapansın aşk yarası.
Aşıklar anlar ancak sevenin halinden,
Kaderin cilvesidir bizi birleştiren.
Dertli çalan sazın altında dillendiren,
Dön gel, dön gel de kapansın aşk yarası.
Macit aşk yarası tuttu beni derinde yeri,
Kimseler bilmez içimdeki sevgi seli.
Sever gönül dinlemez hiç kimseyi,
Dön gel, dön gel de kapansın aşk yarası.
Macit
Yüzün eğip bakma ferd-ü canan,
Görünce böyle seni olurum candan.
Bu hayatı bana eyleme zindan,
Ölüm bana gelsin, son bulsun cihan.
Kalbime saplama hançer-i nihan,
Ölüm hak olur o zaman her an.
Yakma sinemi, böyle eyleme viran,
Ölüm bana gelsin, son bulsun cihan.
Gül yüzün gülsün, ışık ol bahtiyarına,
Sevginin açtığı çiçek gibi doğ şiarına.
Kanatlanıp uçalım aşk diyarına,
Ölüm bana gelsin, son bulsun cihan.
Macit der ki Hakk'ın rızası için,
Gülsün yüzün hatırım için.
Gülüşün şifa ruhumuz için,
Ölüm bana gelsin, son bulsun cihan.
Mehmet Macit
Koca bir sene daha geçti sessiz,
Yine yalnız geçen günler, geceler.
Bitmeyen ağıtlar figanım dilsiz,
Bugün doğum günüm, yaşlıdır gözler.
Sigara yakıp ah... geçen maziden,
Tutuştu yüreğim hiç istemeden.
Garip bir beklenti düştü gönülden,
Bugün doğum günüm, tutsan elimden.
Kimsecikler yoktu bugün yanımda,
Soğuk duvar, gölge, bir de ben odada.
Yaş dolu gözlere değdi ajanda,
Bugün doğum günüm, yitik zamanda.
Çocuk gibi masum, garipti gönlüm,
Okşanmak istedi ruhumun teli.
Mühürlendi dudak, sustu ömrüm,
Bugün doğum günüm, ağla sam yeli.
Mehmet Macit
Gönlümdür sermayem, kalem servetim,
Zerre gözüm yoktur elin malında.
Burda kalır malın, haram yemezim,
Canda bir emanet Hakk’ın yanında.
Mallar gelir gider, niyetler baki,
Sarsılmaz itibar kula yakışan.
Kefenin cebi yok düşünsen kabri,
Canda bir emanet verendir Rahman.
Sağım solum yalan, riba harami,
Yetim hakkı olmuş garip yerlerde.
Hani kulun hakkı, bulun nizamı?
Canda bir emanet bilirsin dinde.
Eken biçen sensin, toprak verendir,
Haset nefret eken zebun olacak.
Sevgi haslet eken ana erendir,
Canda bir emanet teslim olacak.
Mehmet Macit
Güneşim sönmüş, aydınlatmaz dünyamı,
Kırılmış göynüm, sana doğrulmaz gayrı.
Bitirdin, tükettin bendediki sonsuz aşkı;
Dilime düşürdün yine matemli bir şarkı.
Yaşlarla doldu yine gözlerim nemli,
Kimseler bilemez çektiğim derdi.
Tarifi imkansız acılar içimde gizli;
Dilime düşürdün yine matemli bir şarkı.
Ağlıyorum beyhude geçen yıllarıma,
Kan doğradın ekmeğime, aşıma.
Macit nasıl dayanır bunca tasaya?
Dilime düşürdün yine matemli bir şarkı.
Dayan diyorum kara ile yazılan bahtıma,
Haktır talihi, bahtı yazan; sakın unutma.
Her şerde bir hayır vardır kanımca,
Dilime düşürdün yine matemli bir şarkı.
Yaradan bilir her şeyi hakkınca,
Sabretmek düşer hakikati anlayana.
İsyanım sana değil, beni bu hale koyana;
Dilime düşürdün yine matemli bir şarkı.
Mehmet Macit
Derdim, kederim çok; dertlerden yana...
Kaldıramıyorum artık, çözüldü maya.
Yorgunum, takatim yok, tutmuyor yama;
Derdimi iletsem yüce Hâkim-i Arş'a.
Şikayet etmiyorum, kâinatın Sahibi!
Sen ki yerde, gökte her şeyin Habîri...
Sen ki iyilikle kötülüğün Şahidi;
Derdimi iletsem yüce Hâkim-i Arş'a.
Çıkarıver şu kulunu bulunduğu dardan,
Hâlim nicedir, dayanılmaz bu hardan.
Sana sığındım sufi olan bu candan;
Derdimi iletsem yüce Hâkim-i Arş'a.
Tâbiyim Sana kalben ve ruhen,
Nakşı işlenmiş şu derin evrenden.
Azabı, kederi kaldırıp al benden;
Derdimi iletsem yüce Hâkim-i Arş'a.
Macit der: "Bir garip yolcuyum,
Gördüm dünyanın her türlü zorluğunu.
Daima saflıktan, doğruluktan yanayım;
Duadır bizi kavuşturan Hâkim-i Arş'a."
MEHMET MACİT
Münacat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!