Şair Mehmet KEÇELİ; 26 Ekim 1964 tarihinde HATAY / Kırıkhan’da doğdu. İlk orta ve lise tahsilini Kırıkhan’da tamamladı. 1986 yılında Akdeniz Üniversitesi Antalya M.Y. O Muhasebe ve Finansman bölümünden mezun oldu. 1987 yılında Balıkesir'de başladığı askerlik görevini 1989 yılında Ankara/ Kayaş’ta tamamladı. Askerlik dönüşü HATAY / İskenderun’da 1989 – 1995 yılları arasında kendi bürosunda Serbest Muhasebeci olarak görev yaptı.
14 Ağustos 1994 yılında evlendi.
1995 yılı Haziran ayında İskenderun’daki bürosunu kapatarak İstanbul’da özel bir şirkette Muhasebe ve Finansman Müdürü olarak çalışmaya başladı. Daha sonraki yıllarda da çeşitli şirket, dernek ve vakıflarda Muhasebe ve Finansman Müdürü ve yönetici olarak görev aldı. Bu arada üniversite eğitimine yeniden başlayarak 2003 Yılında Anadolu Üniversitesi A.Ö.İşletme Fakültesinden mezun oldu. 2005 yılında Kendi bürosunu açarak Mali Müşavirlik yaptı.
Şair, 2007 yılın temmuz ayında aldığı bir teklif üzerine Mali Müşavirlik bürosunu kapatarak ÖZBEKİSTAN’ın Başkenti TAŞKENT’te giderek bir Türk şirketinde Muhasebe ve Finansman Müdürü olarak çalışmaya başladı. 25.02.2009 tarihinde çocuklarının eğitimi için Özbekistan’dan ayrılarak İstanbul’a döndü.
01 temmuz 2009 Yılında EYÜPSULTAN BELEDİYESİ şirketleri olan ESBAŞ A.Ş ve ESTUR A.Ş’inde muhasebenin sevk ve idaresinden sorumlu Muhasebe ve Finansman Müdürü olarak çalışmaya başladı. 13.01.2020 tarihinde emeklilik nedeniyle görevinden ayrılarak Mali Müşavirlik bürosu açtı. Halen Mali Müşavir’lik yapan şair, evli ve 3 çocuk babasıdır.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!