Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu Şiirleri ...

Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Türk demezse sesime, aldığım nefesime
Karşıyım! karşıyım! karşıyım dostum
Varsın bana ırkçı faşist desinler
Irkçı diye beni idam etsinler

Türk olmayan masaya, Türk olmayan yasaya

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Gök yüzüne değen, sıra (karlı) dağların
Bir sıraya dizilmiş, yaylaların
Koyun kuzu meleşen, obaların
Harıt Gürgenlinin, çocuğuyum ben

Örümceğin, gökdelen ağaçların

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Sabahtan soluğu, kahvede alır
Masanın başında, uyuyup kalır
Gece sersem mutsuz, evine varır
Can çıkar huy çıkmaz, maya bozuktur
Evde bekleyene, günah yazıktır

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Mazlumlar ezilmiş, bıkmış savaştan
Mazlumlara acır, yaş çıkar taştan
Mazlumlar birleşir, ağır yavaştan
Mazlumlar bir tarih, yazacak baştan

Mazlumlar hal yanıp, dertleşir oldu

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Kara lastik, tabanımı vursada
Pantol paçalarım, çamur olsada
Patika yolları, beni yorsada
Memleket bir başka, doyamıyorum

Soğuk üşütse, güneşi yaksada

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Bitermi dönmenin, bin yıllık derdi
Temizlen ülkemden, hain namerdi
Kökünü kazıyın, kalmasın ferdi
Kanı Türk olanlar, meydan sizindir

Herkesin yüzüne, vurun suçunu

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Her yüze gülene, dostum demedim
Gebe olup kula, boyun eğmedim
Namerdin sofrastan, lokma yemedim
Alnım açık başım dik, minnet etmem bir kula
Gözüm tokdur bilirler, tamah etmem bir pula

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Terörist ilimde eylem yapıyor!
Bunları doyurup kimler bakıyor?
Üç kuruşa kalleş asker satıyor!
Türk ün kalesinde hain var artık! ! !
Kürtün de Torul da hain var artık! ! !

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

Sözde aydın bölenlerden, insan kanı emenlerden
Bunlara gaz verenlerden, üç beş tane asmak lazım

Hain olan vekillerden, teröriste kefillerden
İnde yatan sefillerden, üç beş tane asmak lazım

Devamını Oku
Mehmet Aslan Tınlamaz Çolakoğlu

El eleğinde, un olup elenme
El elinde, kılıç olup bilenme
El kapısında, kul olup dilenme
Doğru diyen, acı söyler unutma

Yaslama arkanı, el ocağına

Devamını Oku