Giyinmiş allı pullu benek benek
Burnu Kaf Dağı’nda, nazı da tavan,
Dününü unutmuş, caka satıyor
Hiç çarık giymedi mi Ananla Baban?
Yüksekten uçma sen kapılma yele
Ne derler korkusuyla yön vererek,
Düz çizgilerde eğri yürüttünüz.
Tutamaz beni ne siz ne el âlem,
Dağlar tahtımdır, denizlerse sahnem.
Akıl satmayın artık bana,
Belki !
Her gece rüyalarımı
Neden gelip süslersin?
Konuşmadan, dokunmadan
Öylece çekip gidersin
Son kez karşılıklı baktık
Ne söyledik, ne de uzattık
Arada bi sessizlik kaldı
Ama o da bize anlatamadı
Ne kadar sustuysak da
Ufukta güneş belirir
İçimizde dalgalar yükselir
Gün ışır yüzlerimize
Koşarız güzel günlere
Gün ışır yüzlerimize
Güleriz kaldığımız yerden
Işıltı, mal, şöhret, ün
Hepsini ihtişam sandım,
Dünya bir oyalanmaydı
Ben de renklere kandım,
Aklım birden savruldu
Tenha gözlerle âleme daldım.
Şehrin ışıkları yanıp sönerken penceremde
Bir yankı buldum geceye karışan sesimde
Yalanlar sarmış her yanı, sahte bütün yüzler
Nefes almak bu gri düzende biraz cesaret ister
Saatler daralıyor, kurallar baştan yazılmış
Bir şey değişti
Adını koyamam
Bildiğim yollar
Yetmiyor artık
Bakışın düzeni bozdu
İçimde çizgiler koptu
Sana adım atsam bir uçurum
Gözlerinden hep kaçıp dururum
Sınırda bekler içimdeki hisler
Yakınlaştığım an kesilir sesler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!