Gül bilmez kendi rengini, onu gören gözler bilir;
Geceye saklı şu düşleri, günden öte seher bilir.
Kalp dediğin bir kapı, anahtarı sende kalan;
Kişi kendini ararken, kendinden geçen yolu bilir.
Ayna göstermez içini, sırrına eren öz anlar;
Lal olunca kalbin dili, içten bakan göz anlar.
Dünya dediğin bir hancı, yolcuları gelip geçen;
Gurbette kalmış bu kalbi, vuslata varan söz anlar.
Dünya dediğin taşlı yol, menziline eren bilir;
Her adımda perde kalkar, kalbiyle gören bilir.
Ne taht ister gönlümüz, ne de saltanat;
Bir lokmada huzur bulan, cenneti de yer bilir.
Aşk dediğin ateş değil, gönüllerde köz olur;
Kül sandığın nice yara, vakti gelince söz olur.
İnsan özünü bulsa, dünya ona dar gelmez;
Kendinden geçen yolcunun, her kapısı yüz olur.
Kalbin aslı bir derya, derinliğini umman bilir;
İçinde saklı sırları, aşkına varmış insan bilir.
Her damlası bir alem, nefesinde nur bulan;
Kıyısına varmış şu kalbi, içten içe zaman bilir.
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 11:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!