Bu şiirimi, çakallara, çakallık düşleyip fırsat kollayanlara ve beceremediği için çakallık yapamayanlara gönderiyorum...
Çakal
Dümdüz yolda şaşar takılırdınız
Ula siz ne ara çakal oldunuz?
Elinde tuttuğun yarım süpürge
Temizlerim dersin inanayım mı?
Gölgelere sinmiş gizli sömürge
Uykularda kaldım uyanayım mı?
Aklına takıldım ihtiyarladım
Alıştım kızmana bak adım adım
Az kaldı belki de silinir yadım
Bize çay demlesen canın mı çıkar?
Bir ince bel bardakta saklıdır keyf-ü sefa
Kahveye kırk yıl derler, çayda bir ömür vefa
Tahtına erişilmez odur ikramın hası
Çay ile başka olur muhabbetin havası
Boşuna telaşlar taşıyıp durma
Güce boyun eğme yollar uydurma
Bunaldıysan kendine gel kudurma
Diriliş iksiri saklı külümden
Her meyve göğsünde taşır çekirdek
Bir özü toprakta bir özü sende
Çatlar sabırla her seher çekirdek
Bir gözü yağmurda bir gözü sende
Nailse sanata eser çekirdek
Gönlünü cihana şavkıyla göster
Beyaz gömlek giymek cesaret ister
Heyecan insana ölümden beter
Dar pantolon giymek cesaret ister
Sen benim gönlüme hiç yaramazsın
Daha şiir yazmam sana ant olsun
Merhem sürüp yaramı saramazsın
Daha şiir yazmam sana ant olsun
En güzel şi'ri söyler çiçeklerle yüklü dal
Semaya hayran bakar bu yüzden lisanı lal
Kaç kadife renk seçer sarı beyaz yeşil al
Kaç bahar haşra bakar kaç güz dökülmüş melal
Tesbih çekermiş gibi çekirdek çitliyorum
Güzaf laflardan geçip çeneyi kitliyorum
Durup söyleniyorum gece sabaha kadar
Sonra alelacele sabrı öğütlüyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!