(Bir geçişin şiiri)
1.
mart ayı gelir kapıyı çalmaz,
rüzgarın avucunda gizli bir anahtarla
yavaşça çevirir mevsimlerin kilidini.
toprak, derin uykusundan bir çocuğun
ilk esnemesi gibi uyanır,
göz kapaklarında hala kışın gölgesi,
ama kirpik diplerinde ışık titreşir.
bulutlar ağırdır, evet,
fakat içlerinde sakladıkları
yalnızca yağmur değil,
bir ihtimaldir.
her damla düşerken
toprağa bir sır fısıldar,
dayan, az kaldı.
2.
kışın sertliğini taşıyan dallar
birdenbire utanır çıplaklığından.
incecik tomurcuklar
parmak uçlarında yeşil bir hece gibi belirir.
sanki ağaçlar
uzun bir suskunluğun ardından
konuşmaya hazırlanır.
mart, yarım kalmış cümlelerin ayıdır.
ne tam kış
ne de bütünüyle bahar.
arada kalmışlığın
en güzel halidir belki de.
üşürken ısınmayı hayal etmek,
ısınırken hafifçe titremek.
3.
sokaklarda aceleci bir telaş vardır.
paltolar omuzlardan kayar,
şemsiyeler kararsızdır.
açsam mı, kapatsam mı?
gökyüzü bir çocuk gibi
bir ağlar, bir güler.
insan kalbi de öyle değil midir zaten
mart ayında?
bir pencere aralanır,
içeri dolan hava
eski defterlerin arasına saklanmış
bir çiçeği hatırlatır.
unutulmuş umutlar
tozlarını silkeleyip ayağa kalkar.
4.
yağmur.
mart yağmuru başka yağar.
ne yazınki gibi hevesli,
ne kışınki gibi sert.
daha çok bir öğüt gibidir.
yavaş ol, sabret, bekle.
kaldırımlar ıslanırken
gölgeler de yıkanır.
insan kendi içine bakar
bir su birikintisinde,
yüzünü değil,
bekleyişini görür.
her damla,
gökyüzünden düşen bir mektup sanki.
henüz bitmedi,der.
her şey yeniden başlayabilir.
5.
tarlalarda toprağın kokusu koyulaşır.
bir çiftçi avucuna aldığı çamuru
ezerken değil,
dinlerken umutlanır.
çünkü bilir.
mart ayı söz verir ama
sözünü hemen tutmaz.
önce sınar insanı.
sabahın erken saatlerinde
kuş sesleri çoğalır.
bir serçe,
dünyanın en büyük şarkısını söyler gibi
titrek ama kararlı.
onun kanadında
baharın taslağı vardır.
6.
mart, çocukluğa benzer.
çamura bata çıka oynamaktır.
kirlenmekten korkmamaktır.
bir gökkuşağı ihtimali için
ıslanmayı göze almaktır.
gökyüzü griyken bile
içinde bir yer bilir.
renkler saklanmıştır,
henüz sırası değildir.
bir akşamüstü,
bulutların arasından süzülen
incecik bir güneş ışığı
bir binanın duvarına vurur.
işte o an,
mart ayının kalbi atar.
7.
ne kadar fırtına koparsa kopsun,
altında gizli bir şefkat vardır.
rüzgar sert eser ama
üşütmek için değil,
silkelemek içindir.
eskiyi dökmek,
yeniyi çağırmak için.
mart ayı öğretir.
her değişim biraz sarsar,
her başlangıç biraz korkutur.
ama toprak çatlamadan
filiz çıkmaz.
8.
gece uzundur hala,
fakat sabahın sesi duyulur uzaktan.
bir horoz ötüşünde değil belki,
bir yaprağın sabırsızlığında.
ay ışığı bile
daha umutlu düşer damlara.
çünkü bilir,
yakında yıldızlar
çiçeklerin arasına karışacak.
9.
ve bir sabah,
hiç fark etmeden
kışın ağırlığını omuzlarından indirirsin.
içinde hafif bir sevinç,
sebebini bilmediğin bir ferahlık.
anlarsın ki
mart ayı gelmiş,
sana dokunmuş,
kalbinde küçük bir pencere açmış.
oradan içeri giren rüzgar
sadece hava değildir,
yeni bir ihtimaldir.
yeni bir yol,
yeni bir sen.
10.
mart ayı geçer elbet,
yerini nisanın coşkusuna bırakır.
ama ardında
ıslak toprak kokusu,
yarım kalmış yağmurlar
ve tamamlanmış cesaret bırakır.
çünkü mart ayı
bir mevsim değil yalnızca,
bir eşiktir.
soğukla sıcağın,
korkuyla umudun
tam ortasında duran bir eşik.
ve her yıl yeniden fısıldar.
değişmekten korkma.
yağmurdan çekinme.
çünkü en güzel çiçekler
mart’ta niyet eder açmaya...
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 15:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Not... mart, kışla bahar arasında atan bir kalptir. bu şiir, o kalbin sesidir. yağmurla arınan toprağın, filize niyet eden umudun sesi. her başlangıç önce martın kalbinde atar. İyi okumalar...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!