Derhi feleğin sonu yok sanma, bu dünya da geçer,
Aşkı muhabbet kadehin nûş eden saki içtiğim bu demde geçer...
Nefsini kurtara gör nâdânı iblis elinden
Vakti hürrem yok olur, şu nefeslik anda kalmaz demde geçer.
İbret ile bak âşıkın nârına âdemin sürdüğü sefâ da geçer
Biz hile bilmeyiz yolumuz haktır,
Gönül aynamızda tek bir kir yoktur.
Kamil olanların sabrı da çoktur,
Biz sadığız, rehberimiz Ali'dir.
Münkir münafık yoluna uğramayız
Özünden bâhaber bolğan kişi, insân-ı cânâdur,
Ki cânâ bolğan insânlar, olâr merd-i ma’nâdur.
Hakk’dan başkasın bilme cümlesi anıng zuhurıdur,
Tamamı cümle-i ekvân heme a’lâ vü ednâdur.
Huzur ve sükunet sarmış dört bir yanı Gecenin yakamozunda nefes'in nefesimde
Ardımda bıraktığım hatıraları savuruyorum
Ey yar gözlerin gözlerime saklanmış kalmış Puslu bir sabahın ortasında yapayalnızım...
Dünya kendi başına bir kaos yıkık dökük..
Maskeli insanlar sokaklara dağılmış... Birde senbak sahte yaşanmışlıklar peşinde
Rıhlet etdi kâmil mürşid, dehşet-i zindân imiş,
Vuslat-ı Hakk’a erip, ten mülkü bir vîrân imiş.
Bâğ-ı ilm ü mârifet gark-ı hazân oldu seher,
Ağlasın çerh-i felek, dökülsün bu şeb dîde-i ter.
Kiminde doğarsın kiminde batarsın
Güneş değilsin lâkin nurun var.
Yeşil duvağın örtüdür göze
Yine bana gel can dermisin?
Nasıp olsada varsam kapına
Kiminde doğarsın kiminde batarsın
Güneş değilsin lâkin nurun var.
Yeşil duvağın örtüdür göze
Yine bana gel can dermisin?
Nasıp olsada varsam kapına
Biz şahlar şahından aldık fermanı
Beyhude gezmeyiz dağı ormanı
Her poyraza savurmayız harmanı
Pir elinden esen yeli gözleriz
Sırrımızı her cahile demeyiz
Seherde uğradım Dostun dergâhına,
“Hoş geldin ey garip gönül” dedi bana.
Sır şerbetini sundu Kevser ağzına,
“İç, yorgunsun gönül, dem” dedi bana.
Benim Dostum nurdur, yüzü bellidir,
Seherde uğradım Dostun dergâhına,
“Hoş geldin ey garip gönül” dedi bana.
Sır şerbetini sundu Kevser ağzına,
“İç, yorgunsun gönül, dem” dedi bana.
Benim Dostum nurdur, yüzü bellidir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!