Çarşıya adım attın mı vurur genzine,
Kasa kasa kayısının, pestilin, çerezin kokusu.
Çuvalların ağzı açık durur sıra sıra,
Sarı kayısı bir yanda, gün kurusu bir yanda…
Dükkânın önünde durur yaşlı bir esnaf,
Tahta kürekle doldurur naylon poşetleri.
Köylü getirmiş malını pazara,
Fiyat pazarlığı sürer çayın sıcaklığında.
Tezgâhların arasında yürürsün yavaşça,
Pestil sararlar cevizle, dut kurusu dökülür tezgâha.
Ne o eski kalabalıklar var belki,
Ne de çuvalları taşıyan o iri yarı hammallar…
Güneş vurur ahşap dükkânların tozlu camına,
Arılar dolanır tatlı tepsilerinin üstünde.
Herkes bir ekmek derdinde, herkes bir telaşta,
Pazarın gürültüsü karışır caddenin sesine.
Çıkar gidersin cebinde bir avuç gün kurusuyla,
Üstüne başımıza siner o tatlı pazar kokusu.
Şu Malatya’dan kimler geldi, kimler geçti de,
Şire Pazarı’nın bu değişmeyen havası kaldı geriye…
Kayıt Tarihi : 14.09.2026 20:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!