Mahzenü'l-esrâr Şiiri - Ben Özge 2

Ben Özge 2
4

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Mahzenü'l-esrâr

göğsüme devrilmiş bir mâbet
gönlümde yıkık bir dergâh var

-vakit “lâ"-
şüphelerin izine takılıp
kördüğüm olmuş hakikat
“kün” olmadan çözülür mü "hiç"
bir olmadan açılır mı kalbimin goncası

toprak kisvesine bürünmüş
bir yumruyum ben
kaybolmuşları bulmaktan yorulmuş
her yola düştüğümde
kendi ayağıma takılan

parçalansam taşacağım özümden
parçalasam nereye sığar
bunca âh u zâr

ya da söksem bu hırkayı göğümden
yağmalanmış bir göğü
hangi terzi yamalar

koparıp çileyi tenimden
muğber esen yele versem
bir nefes dolar mı ki mülküme
içime açılan boşluklardan

öyle bir çile ki bu
arsız bir ölüm gibi
öldükçe eskir üstümdeki yakasız mintan
o eksilmez düşlerimden

düşürüp "lâ" yı sesimden
uyansam bir hıçkırıkla
nedametin beşiğinden

ve kâinatı sığdırıp gözlerime
lisanıma “kün” eklesem
bir parça sükût damıtsam
bu yağmuru eksik kuyuya
biraz da nâr
mâsivâ tüterken ocağımda
dünyayı korda unutsam

her dem taze
her demimde sıcak bir çay gibi
döksem gülüşlerimi toprağıma

kendi içime bükülmüş
bir “hiç”im ben
Settâr ismine sığınmış mahzenü'l-esrâr
görme bilmeyenedir "sırım"
gördüğünü duyana aşikâr

ruzname/üçmartikibinyirmialtı
eskişehir

Ben Özge 2
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 21:07:00
Hikayesi:


#vefasultan

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    özge hanım, şiirdi... teşekkürler,
    ismet abinin dediği gibi, şair olmak için hiçbir şeye ihtiyaç yoktur, derinde bir yaradan gayrı...

    menziliniz mubarek olsun vesselam,

    bizden de size küçük bir hediye peki;

    .
    ...
    .
    Hekimim
    kaldır ayrılığın perdesini hekimim,
    gözlerimiz son kez kamaşsın ayniyetle,
    gözbebeklerimiz hicapla yere baksın,
    uzun sürmez bilirsin zaten,
    efsunkâr muhabbetler…,
    hızır ilyas tepesinde bir yetimhane türküsü gibi,
    şimdi ayrılık…,

    ki beni mahbûb mu sandın sevgili hekimim,
    senden de, benden de öte ve
    bizden ziyade,
    pusuladır muhabbet…,
    rotasız ve yolda kalmış yalnızlara,
    yedi yöndür aşıklara vuslat çilesi,
    ah,

    olmazsan olmaz,
    sen olmazsan olmaz;
    kuşlar konmaz dallarıma ve iyi gelmez
    kasvetime denizden esen rüzgâr…;
    canımsın, yoldaşımsın, sırdaşımsın
    son çare hekimim;

    sıyırdım yüreğimin zarını,
    kızıl denizin tuzu gözlerimde/
    halsizim...,
    yüreğini kuytuya seren,
    sümbül yüzlü,
    yanık buğday tebessümlü lokmanım,
    o aydı,
    doğru mevsim doğru kış/doğru yazdı/,
    doğru güz/doğru ba/har/dı…,
    …yazgıydı…,
    gün doğru gündü,
    soluğu tütün kokan perşembe,
    cuma vaktinin müjdecisiydi,
    takvimler yalan söylemez…,

    gel desen bile gelemem,
    hicâbım var,
    ki yollarım biçildi,
    kutsanarak ayrılık yemini içildi,
    sevgili hızır/ilyas muştusu,
    sende; bütün benliklerden geçildi,
    muhabbetin en ayağa düşmeyeni seçildi,
    umulur ki böylece,
    sonsuzluk sevildi,
    o da umulur ki…,
    bilirsin,
    ah…;

    ve sanıyor musun ki sen,
    ey güya kıraati düzgün karî,
    bu dizeleri seni
    t/avlamak için yazıyorum ve
    gözüne girme çabamdır bunlar,
    öyle mi…,
    her bir harfi damla damla gözyaşımdır,
    yalnız; yalnız sana akan,
    sendeki halis saflığa,
    ve feleği hicvimdir dizelerim,
    ah;

    ey aşk;
    varsın desinler,
    sunarım kızıl ve kenarda kalmış güllerimi ben,
    tenha yüreğine…,
    bir küfür gibi doldu içime
    kavuşup/ayrılmamız hekimim,

    keramet eblehlerine postnişin atarım ikimizi de,
    ki içimde uğuldayan ötenazi,
    ne olur sus sus,
    ah;

    ve şimdi;
    hiçlik mezhebindeyim,
    yurtsuz ve
    kimse/sizim…,
    sevgili tabîbim,
    terk/et/me/beni
    ah,

    sen;
    en çok kendine kıyabilensin,
    uçurumlara atlayabilecek kumaştayken,
    yaya kalmayı da seçebilirsin sen,

    ki nefeslerin vahdet kokar senin…,
    yeni bir hayat bahşeden
    beyzaden olmak kadar; güzelsin…,

    sen endamı zarif dağlar gibi,
    gönlü dipsiz ummanlar gibi,
    güzeller güzeli bir toroslar çelebisi,
    olgun ve mütekâmilsin,

    hasreti içime dolan,
    bendesi olduğum yârim,
    beni özleyen beni anan yârim,
    vadesizim, mecalsizim, çaresizim,
    şu kandil gününde,
    münzevi bir derviş kadar sensizim,
    sahipsizim,
    garibim, bir fukara isimsizim,
    ah;
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)