Mahur Beste Şiiri - Attila İlhan

Attila İlhan
15 Haziran 1925 - 11 Ekim 2005
192

ŞİİR


2429

TAKİPÇİ

Mahur Beste

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız

Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı

Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
Geceler uzar hazırlık sonbahara

Attila İlhan
Kayıt Tarihi : 9.9.2000 18:35:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    .
    ...
    .
    ah sevgili hocam, sonbaharım...;
    kuru yaprakların uçuştuğu göğün harasında,
    ak yeleli bir burak koşturur...,
    yorgunmuş, gözlerine sis çökmüşmüş,
    ne münasebet,
    ve yüzümün kan çanağına,
    durgun aksin yansıyor…,

    pür dikkat ve halka halka gözlerin ve,
    harf harf, hece hece, tane tane ama karmaşık
    tam üç dilde hatırıma gelen sözlerinle,
    aklımın bulanık suyu çekilirken,
    kalbimin bypa/ss izleri kıyıya vurur,
    buruk bir tebessümün,
    umur görmüş omuzlarından kayan;
    parka misali…,

    susması rahmet,
    konuşması zahmet lisanımın;
    eflatun bir gülüşün
    gözleri yumulu olur,
    ve kenarında bir kardelen uyurmuş,
    mukaddes sonbaharım...,

    solgun bir söğüt,
    dallarını yüzüme eğmiş
    ve yapraklarının;
    yanık bir şiir dizesi gibi,
    yürek patikasına düştüğü bu demde,
    akıp giden zaman şırıl şırıl,
    gözlerimin kenarına,
    sensiz çizikler atar…,

    ah üstadım,
    gözlerinden inciler dökülse,
    sağnak sağnak nola kalbimin kuytusuna,
    ağlamaklı bir susuş kadar
    üşümezdim belki o dem,
    son yaprağı da düşen dalın
    gün batımı gölgesinde...,

    güzel kardeşim,
    sevdayı bilir misin…,
    var mıdır çekmişliğin…,
    o halde ağlamayı da bilirsin...,

    hayat, sunulmuş bir armağan mıdır
    kullara tamamen acaba,
    ve acaba kalbimdeki dönme dolap durdu da,
    başladı mı dönmeye atlıkarınca,

    bak dostum,
    ömrüne vurduğun kilit kadar özgürsün
    ve aşkın kadar prangalısın gerçek hayata
    unutma, ki tutsaklığınca yudumluyorsun
    sevdayı…,

    ki üstadım; ciğerimin köşesi,
    sana bağlaya bağlaya umutlarımı
    tutunuyorum hayata...
    /unutma bunu/
    parantezli ve hicaplı bir iç ses daha işte,
    ah;

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin


    Değerler altüst olmuş günümüzde ülkede
    Birbirine karışmış nadanlıkla adamlık
    Hakka batıl karışmış, davada ve ilkede
    Göklere çıkarılır, nice melun idamlık.

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Halkın seçtiği meşru idareye başkaldıran eli kanlı teröristlere gerçek adamlık sıfatını yakıştırmak ve onlara övgüler yağdırmak hangi mantığın mahsulüdür acaba? Gerçek adamlık, sureten adam ama sireten vahşi canavar gibi olmak değil, İslami ve insani hasletlere sahip olup, insanlara maddi ve manevi yönden faydalı olmağa çalışmaktır ki, bunların en güzel örnekleri şüphesiz peygamberler ve onların nurlu izlerini takip eden mübarek ve muhterem mü'minlerdir.

    Cevap Yaz
  • Mustafa Bay
    Mustafa Bay

    "Sert adamlardı",

    Onları aldılar,
    Adamlık kalmadı ortalıkta,
    Müjganlar yasta!

    Şiir
    Beste ve şarkı
    "Teselli" olur mu, geride kalanlara,
    Olmadığı çok belli!

    Hatırana rahmetle, saygıyla büyük şair...

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Daha önceki yıllarda da günün şiiri yapılan bu şiire biz gereken yorumu yapmışız ve dediklerimizin aynen arkasındayız.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (43)

Attila İlhan