O Mahur Beste... Şiiri - Uğur Uludağ

Uğur Uludağ
27

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

O Mahur Beste...

gün geçmiyordu ki
bir ağaç daha kesilmesin
İstanbul’dan
tek tek ölüyorduk

hatırlıyorum gün gibi
bugün gibi aklımda
saz çalınan akşamlarını
karanlık ülkemin
bira sayısını
çok bilmezdi
devrimci dediğin
hiç bişi yapmayan
çok şeyin hayalcisi Ekrem
en iyi dostum
kader arkadaşım
elbette hatırlarım
beraber ölmeyi düşlemez
devrimci dediğin

yarını planlamak kolay tabi
dün kalmayınca çevrende
aşık olduğum kadın
herkesin yavuklusu
gözleri badem
elleri çiçek
jülide

...
sonra
yoğurt almaya kim gidecek
tartışmalarına bıraktı yerini
lenin – marx ve saz arkadaşları
hayata döndük
farkettik ki
paramız yok
babasının elektrik parasını
koydu ortaya Arzu
kadınlığını koyduğu gibi er meydanına

uzağım artık şölenden
karanlığa gam tutuyor
deli yüreğim
neye bedel ödemişiz
çok düşünmeli
şok düşünmeli

masa başı başarısızlıklar
anneme kızma anlarım
kahveye esir uykusuzluk
hepsi ne için
soru için- çok geç artık

bir küçük bakış arar oldum
insaflı bir tek bakış
dostluk mazide
aşk kalp yakış
ve ellerin
sadece düşümde artık

evleneceğim günü hayallerim en çok
gözlerim yolunu
iki gözümün
bir darağacı
vazgeçirmez insanı hayattan
dava
düşmez korkudan
dedim ya;
karanlığa küskün deli yüreğim

...
çok hoş sohbet olmazdı
sazcı hüseyin’in
yavaş şarkılara geçişi
yeni bir devrimin müjdecisi gibi
hareketlenirdi ortam
tavşankanı çay
varsın bölücü olsundu aramızda
ve ellerimizi
varsın kanatsındı
ay

işkencede çözülmedim
jülide’nin karşısında
eridiğim kadar
bir he desin
gözlerine akmama
vazgeçerdim
fidel’den de
devrimden de
devrim dediğin
kalbin kalbe
savaş ilan etmesi
ve dökülen gözyaşı
yarınıma
değilmi ki

...
nazım hikmet şahit
umudumuza
korkumuza
şimdi şimdi
bir bir anlıyorum ki
aynı ustanın şiirleri gibiydi
hayatı ezberleyişimiz

...
sonra
ne için ağladığımı
unuttuğum
bir eski zaman
kartpostalı
üşüştü beynime
ufukta güneş
batıyor
kartın arkası
beni unutmayan belda

çocukken saklanmıyorsun köşeye
aleni dökülüyor gözyaşları
gören olursa
yalan hazır
toz kaçtı
artık ne saf salak yalanlarım var
ne zulamda aptallıklarım
güçlü ve hayatın içindeyim gayrı
gayretle durduğum uçurum kenarlarına
küfür gibi söylediğim türkülerle
unutmamalı ama
en sonunda
karanlık bir sis olur
çöker üstüne bu şehir adamın

...
15 yaşını göremedi bizim ufaklık arzu
kendi ülkesine sınırdan
sinirle girerken
yerli kurşunlar buldu minik bedenini
ne kızmıştım herkese
hem ne biçim
bu kadar ucuz mu
devrim dediğin
bu kadar beter mi
ölüm dediğin
bu şarkı

bir nota eksik basıldı
detone cenazeler planlandı
yalnız gidene
ne dost vardı
yanında
ne düşman
arzumuzun kalbi
attığına pişman
hatırladık
bir biz abileri
ablaları
ve kanlıları
sonra hep beraber içmeye gittik
o mahur beste çaldı
ağladık

...
taş plak başladı çalmaya
arnavut baba biraları tazeledi
bu gün oğlu mezun olmuş mektepten
biralar beleş
yalnız erken kalkmalıymışız masalardan
sonra bir bira elinde geldi
unutmuş halde ültimatomunu
oğlanı nasıl zor okuttuğunu
ama oğlanın da
yüzünü nasıl ak kıldığını
fondip fondipe eklerken anlattı bir telaş
pürtelaş sakinlerine
sakin sakin
kendinden emin adımlarla içeri girdi oğlu
naber ya baba dedi
baktık ki bu oğul
mezun değil
olsa olsa salak
bir asalak
söyleyemedik arnavut babaya
bir oğluna baktı
bir bize
uzun geçti bu son es
kaçamadı gözlerimiz masa üstü kırıntılardan
oğlan gitti
arnavut sustu
sustuk
sonra yutkundu baba
bir cigara tellendi
kaybolan ruhlar üstüne
biliyorum dedi biliyorum
gelmeyin üstüme
ben de farkındayım olanın
bitenin
her şeyi var bu deli oğlanın
ama kalbini bıraktı bu şehre
napsın para seviyor
kaldırdı kadehini havaya
birleşen kadehlere bir baktık
arnavut baba, jimi hendriksçi avukat mehmet abi,
kadın sevmez zampara dişçi halit, matbaacı kirkor,
pürtelaş müdavimi ibneci cenk, abisi, kuyumcu uğur,
demirci mahallesi sakinleri ve bizdeniz bakırköy piçleri,
bir baktık, bir baktık, baktık ki...
gözyaşı tek kadeh olmuş içiliyor.

...
son paramızı
taksiye verdik vardık eminönüne
kararlıyız
bodruma gideceğiz
gittik netekim
meteliksiz
yürekle
10 gün kaldık döndük
nasıl oldu
bilmem
ama
bilmem
nasıl oldu
o yüreği kaybetmek

...
gün geçmiyordu ki
bir ağaç özlenmesin
İstanbul’da
tek tek gözlüyorduk

Uğur Uludağ
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüseyin Hikmet Esen
    Hüseyin Hikmet Esen

    Özgün ve akıcı bir uslup.. Okuyanı saran sonuna kadar kucaklayan bir şiir.. Kendiyle barışık ve gözlem yeteneği üst düzeyde, çok usta bir kalem.. Tesadüfen karşılaştığım şiirlerinin tümünü çok beğendim.. Epeydir Antıolojiye şiir kaydetmediğini görmek de üzdü beni.. Eminim bu kalemden daha okunacak pek çok şiir var.. Bekleyeceğim ve arayacağım..

TÜM YORUMLAR (1)