Kız çocuğu, merdivenleri ikişer ikişer atlayarak zemin kattaki mini markette indi. Her sabah olduğu gibi gene gazete başlıklarına önce bir göz attı. Bir köşe yazarın yazdıkları dikkatini çekmiş olacak ki o gazeteyi de ekmek sepetine koydu. Ödeme için kasiyere yanaştı. Paranın üstünü iade eden kasiyer küçüğün aldığı gazeteye görünce:
-Senin baban o gazeteyi okumaz ki! Onun gazetesi daha gelmedi.
Çocuk cevap vermeden indiği basamakları hızlı adımlarla tekrar çıkmaya başladı. Ekmekleri mutfağa bırakırken, heyecanla babasının yanına, oturma odasına geçti. Gazeteyi babasına uzattı. Babası kızının kendisine hiç okumadığı bir gazeteyi uzatmasına bir anlam veremedi. Ama kız köşe yazısı başlığını babasına gösterince baba konuyu kavradığı gibi yazıyı da hemen okumaya başladı.“Kürt siyasetinin Zergan sorunu” adam yazıyı bir solukta okudu. Ardından bir daha okudu ve derin düşüncelere daldı, neredeyse dakikalarca hareketsiz kaldı. Kızı hala ayaktaydı. Kafasını gazeteden kaldıran baba kızına baktı.
Kabul etmiyor, kin kusuyor Din-i İslam’a
Ve İslam’ın iki de bir miras hukukuna
Oysa
Hiç mi görmüyor?
Köy Öğretmenlerini okullarına dağıtan servis aracı hızlıca girdiği okulun bahçe kapısından ani bir frenle, yere yapışırcasına durdu. Koltuk değnekleri ve alçılı ayağımla zor bela servisten inmeye çalışırken, araç şoförü zamandan tasarruf yapmak ve daha çabuk inebilmem için yardımıma koştu. Bir yandan da;
- Baksana hoca? Okulda in cin top oynuyor. Bence boşuna geldin, öğrencilerin ayağının kırıldığını ve rapor aldığını duymuş olmalılar.
- Yok, be kaptan, teneffüs zamanı değil, Azize başkanım ders işliyor.
- Azize başkanın ders mi işliyor?
- Evet, o benim sınıf başkanım, toplantılara gittiğim zamanlarda da o sınıfı idare ediyor. Bizde öğrenciyi eve geri göndermek yok.
Bunu duyan öğretmenlerden bir kaçı, araçtan inerek sınıfın pencerelerden içeriyi süzmeye başladılar. Bütün öğrencilerin önlerinde muntazam bir şekilde masalarında açılmış defter ve kitapları vardı. Çıt çıkmayan sınıfta tahtada ders anlatan 10 yaşlarındaki kız öğrenciyi can kulağıyla dinliyorlardı. Sınıfın bu hali pencerelere üşüşenleri şoke etti.
Kadriye
Camiye uğradığı yoktu, hatta Cumaya bile gitmeyenlerdendi. Bu yüzden kendisine “Cuma’ya gitmeyen Müslüman kardeşlerimiz bacımızdır” diyen cumaci Müslümanlara da aldırış ettiği yoktu.
Velâkin, ramazan geldi mi! Her akşam sinekkaydı tıraş olur, eşiyle el ele tutuşarak teravih namazına değişik camilerde kılmaya giderlerdi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!