Ben mekansız şair;
Ne yerim bellidir nede yurdum
Sevda denen yerde dururum
Hep sevdayadır yolum
Ben mekansız şair
Senin sessiz sedasız gidişine bir isyandı;
Senden sonra susmayı yeğledim.
Vedasız ayrılışına çocukça tepkimdi,
Kimselere veda etmeden ayrıldım bu şehirden.
Ellerinin kokusu sinmiş elbiselerim çantamda,
Bütün insanlara karşı derin bir kızgınlık içimde,
Şimdi yanında olmalıydım,
Tam karşımda oturmalıydın.
Bakmalıydım gözlerinin derinliklerine
Bakıp kaybolmalıydım dehlizlerinde.
Yudum yudum içmeliydim seni,
Sonra sızıp kalmalıydım göğsünde.
Tutsaydın ellerimi,
Hiç bırakmasaydın;
Yapayalnız kalmasaydım böyle,
Bu anason kokulu gecelerde.
Huzuru solusaydım, ciğerlerimi parçalarcasına,
Bu aralık günlerinin beyaz akşamlarında.
Kimi kar beyazdır ölüm,
Kimi gece karası.
Kimi sessiz sedasız yolculuktur gülüm,
Kimi yalnızlık belası.
Ölüm; Erken gelmiş ceza kimine,
Söz vermiştin
Hani gitmeyecektin
Hani bırakmayacaktın beni
Böyle çaresiz böyle savunmasız kimsesiz sensiz
Hani hep bir çınar gibi yanıbaşımda olacaktın
Sığındığım gölgesine
Nasıl bakar idi o şahan gözler?
Neler söyler idi o tatlı diller?
Neye kızarken çatılırdı kaşlar?
Baba bana son başbuğumu anlat.
Anlat dağları titreten o sesi,
Hangi yöne baksam sen duruyorsun,
Bu şehir seni bana unutturmuyor.
Sokaklar caddeler hep sen kokuyor,
Bu şehir seni bana unutturmuyor.
Kaldırımlarda ayak izlerin,
İkimizde mutluluğa doymamış,
Gençliğin kölesiyiz.
İkimizde en kalabalıklarda,
En yalnızız.
İkimizde seviyoruz yine de ayrıyız.
İkimizde başka yerlerdeyiz belki,
Zamansız gidişin niyedir acep,
Gelde şu halimi görüver anne.
Bütün yıkımlarıma sen oldun sebep,
Ne olur gözünü açıver anne
Bir anda kışı getirdin kapıma,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!