Bu toprağın çocukları,
Zalimlerin oyuncakları,
Puslu havalar,
Uğursuz yeller,
Soldurur tomurcukları…
Yanıyor yüreğim al kor közlerde,
Söndür bu ateşi gel nefesim ol…
Kanıyor meleğim aşk bu gözlerde,
Seviyorum gülüm tek adresim ol…
Akreple yelkovan adın sayıklar,
Al eline vur Kemal vur kılıcı,
Koltuk senin kürsü senin söz senin…
Yar ikiye yere düşmüş alıcı,
Yumruk senin buyruk senin göz senin…
Al tak saldır ak maskeli rakibe,
Her taraf bembeyaz,
Bir tek bahtım kara,
Loş meyhaneler,
Durağım oldu,
Doğarken girmişim,
Ben bu mezara,
“Emek Hırsızlarına”
Git!
Git!
Başımızdan uyuz…
Bulaştırma temiz paçamıza,
Örülmüş dikenli tellerin arasından,
Uzatıyorum ellerimi sana,
Al gülüm avuçlarının arasına,
Isıt buz tutmuş bedenimi bir tanem…
Sürgülü demir kapı mazgalından,
Tuz kokuyor bu devirde her gün tuz,
Sözler ters yüz yalan kusar antenler…
Gerçek üç beş yalan yanlış bin otuz,
Bozuk zemin yol almıyor patenler…
Alabora kişilikler tuzaktır,
Bulmuş yağlı kemiği,
Yalayıp durur…
Kanlanmış bedeni,
Azar kudurur…
Koparmış ipini,
Kor çapaklı bir lanetli beyazsın,
Kör kapaklı şer aletli ayazsın…
Fesat aklın kin nefreti azdırır,
Al sat saklın bin afeti yazdırır…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!