Geçmişsin aynanın karşısına,
İnmeden gönül çarşına
Süzüyorsun kendi kendini…
Bakıyorsun kaşına gözüne,
Hayran kalıyorsun yüzüne…
İkinci baharın ol umut gülü,
Az kaldı ömrümüz boşa gitmesin…
Ahraz gönül şimdi sevda bülbülü,
Az kaldı ömrümüz boşa gitmesin…
Her yüze güleni dostumuz sandık,
Kar borandı duman dağdı gençliğin,
Bir Leyla’ya gönül yoktu zamanın…
Kör mevsimdi vahşet sağdı dinçliğin,
Karayelde uçtu düşün harmanın…
Yâr yerine güneş yazdın afişe,
İki karış boyun var,
Senin her dal bacaksız…
Bin bir türlü huyun var,
Her telden çal bacaksız…
Oynar her an gözlerin,
Yıllar yılı döner teker yerinde,
Yok mu öne bir vitesin Berk Amca?
Gece gündüz yüzdün kendi terinde,
Ağzın var da hani sesin Berk Amca?
Çocukların garip okul yolunda,
Yırtılmış vay ar perdesi,
Yüzler dönmüş köseleye…
Hem torunu hem dedesi,
Yüzler dönmüş köseleye…
Ayaküstü kırk top yalan,
Mısralara kelepçe,
Karanlığın sesi,
Dinler nefesi,
Demirkapı,
Taş duvarlı hücreler…
Benim yüküm bana yeter,
Yükün ağır çekemem ki…
Hüzün türküm derdim beter,
Derdime dert ekemem ki…
Sevgi kattım gül rengine,
Çek git sefil gelme benim kapıma,
Yılandilin şu beynime balyozdur…
Kireç olsan vurmam seni yapıma,
Arsız halin erken öten horozdur…
Sence sevda bir evcilik oyunu,
“Mehmet Cantekin’e Saygılarımla”
Kırkıncı yıl mezarında bitabım,
Sensiz günler kara kışım Eylül’üm…
Hüzün derya boğar beni girdabım,
Acım dağdır yıkılmışım melülüm…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!