Sinemize vururken sitem dolu sözünüz
Meğer hicran çölünde kavrulurmuş özünüz
Biz vefasız göründük kaybolurken yüzümüz
Gözünüzden akanı sezip de bakamadık
Derdinizi bölüşmek düşerken ahde vefa
Ambarlar tebessümle doluyken pek çok defa
Size cefa bıraktık bize de kaldı sefa
Kilitli kapıları kırıp da yıkamadık
Sevincin baharında coşup koştuk tay gibi
Çabucak sıvıştık da akıverdik çay gibi
Sofralarda lokmayı esirgedik pay gibi
Geç kaldık dostluğuna bir çerağ yakamadık
Yalnızlığın hançeri saplanırken bağrına
Sükûtuna saklandın koşmadık hiç çağrına
Mazimizi unuttuk bu da gitti ağrına
Çaresizce uzanan elini sıkamadık
Seğmenoğlu (Dr. Osman Akçay)
Dolu vuran gülüne karlar yağdı kış gibi
Umut bahçen kurudu ömrün fani düş gibi
Sitem sürdün diline her sözün bir taş gibi
Düz yolda beraberken yokuşu çıkamadık
Osman Akçay
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 13:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)