Hastanede yalnız bir hasta
Mecali yok hiç konuşmaya
Tabipler ürkek bir telaşla
Bağ dokuyorlar yaşama
Hayatı ıskalıyorum gözlüksüz
Senin mahzun bakışını
Karın lapa yağışını
Anamın o keman kaşını
Hiçbirini yeterince
Hiçbir şeyi net ve yalın
Sabah henüz şafağa kavuşmadan
Kalkar işçi erken, sıcak yatağından
Düşer rızkının peşinden yollara
Onu bekleyen bilinmez maceralara
Kimi marangoz, aşcı , kaynakçı
Güneş doğmadan
Sabah olmadan
Kimseler görmeden
Kaç gel erkenden
Gidelim uzaklara
Kimi daha çocuk yaşta,
Kimi teyze, kimisi de abla
Evdeyken çocuklarına ana
Eş ve yoldaş olur kocasına
Bazen bir fabrikada
Derdim geceden karaydı
İflah olmaz bir kabus sanki
Bilmem ne zaman biter çilesi
Şafağa vakit daha çok erken
Çare olacaksa beklerdim
Büyük bir gemideyiz seninle birlikte
Kaptanı sen, mürettebatı ben.
Okyanusları aşıyoruz her seferinde
Aşkım sen ol meftunu ben.
Rotamızı kırdık ufuk çizgisine
Mücadeleden yılmadan
Onurunu kırmadan
Kişiliğini sarsmadan
Kendin kalabilmek
Kişinin en güç savaşı
Kızma sakın babana kızım,
O sana, iyi olasın diye
Başkalarından öğrenmeyesin
Bedel ödemeyesin diye
Sert söylese, çok söylese de
Her şey senin iyiliğin için
Boz bir günün arkasında kalmıştı güneş
Ne kara bulutları yırtabiliyor ne de efkarı dağıtabiliyordu
Dinmek bilmeyen yağmur, korkuyu çağrıştırmakla kalmıyor
Yaklaşan fırtınanın öncü bir habercisiydi adeta
Belli ki gün ağarmayacaktı bu vakit,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!