İnşaatlarda boyacısı, çarşıda kunduracısı
Sokakta gezer bozacısı, kağıt toplayıcısı
Kimi zaman aşçıdır, kimi zamanda çaycı
Bazen taş ustası olur, bazen de tesisatçı
Sabah ezanı ile düşer, ekmek parası için yola
Mücadeleden yılmadan
Onurunu kırmadan
Kişiliğini sarsmadan
Kendin kalabilmek
Kişinin en güç savaşı
Bugün yaşadığın en son gün olsa
Kalbindeki açan gonca güller solsa
Senin için başka bir gün daha olmasa
Böyle mi yaşardın sen bu hayatta?
Keşkeler ile mi geçirdin ömrünü?
Hani edemiyorduk ya
Birbirimize tahammül
Ben hazanlarda açardım
Sense hep gonca gül
Bulamadık halen bu işe
Başkaca bir usul
Arkama bakmadan
Gurur yapmadan
Gözyaşımı silmeden
Gidiyorum geçmişten
Yüreğim sendeyken
Şehrimin ışıkları ürkek titriyor sensiz,
Kuru kalabalıklar var ile yok arası şimdi
Son bakışın kaldı gözlerimizde çaresiz
Nasıl bırakacaksın öylece bizi kimsesiz?
GİTME...
Bir bakışınla yerle yeksan edersin
Bal rengi muhteşem gözlerinle
Aldı götürdü yine derinlere
Bıraktı beni en güzel düşlere
Tutunamadım kirpiklerine
Bedenleri uzak yerlerde, aklı fikri memleketlerinde,
Nasıl bitecek hasretlik? Yürek dayanır mı bu özleme?
Ekmek parası derdine, çalıştılar birçok işlerde
Katlandılar işverenlerine, kilometre taşları kaldı geçmişte.
*******************************************
Hak ettiğine derhal vereceksin hakkını,
Hem de sonra değil ha! bu dünyada.
Kalmayacak hiçbir şey yarına.
Misal, bir toprağa su vereceksin.
Bir çiçeğe gülüşünü,
Ana, babaya hürmetini,
Avare başım
Bir lokma aşım
Geçti bak yaşım
Gençliğimi harcadım
Derdim çoktu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!