Bizi ipsiz sapsız bilen
Elhak yoktur zünnârımız
Nokta görüp çapsız bilen
Âlem gezer pergârımız
Sanma üstte yağ olursun
Bir sahra ki düştüğümüz
Anasından doğan ağlar
Bir semâ ki uçtuğumuz
Hem serçe hem doğan ağlar
Kaçar deve çöle gider
Âgâh ol ey ruh ilm u hikmet ile
Felâh um Rahmân'dan bir rahmet ile
Ben diyen sa'y etse bin zahmet ile
Sultân'ın ikramı fakire düşer
Sanırsa mezrâ kendini vilâyet
Tabibân gelince kaçanlarımız
Lâ diyen kullara çıban dediler
Lağıma müptelâ sıçanlarımız
Tadı güzel, boş bu çaban dediler
Ne önden yürüdük ne de geriden
İyi de
Ben de özledim derken
Birleşik yazanlarda
Ayrı yazanlar da
Ölüyor nihayetinde
Birleşemeden
Zelil hayatın bedelini
Şerefleriyle ödediler
Bizler zalimiz demedi de
Delinin teki O dediler
Yahşi derdik yaman olmuş
Ateş idi duman olmuş
Yahut ottu saman olmuş
Savrulmuş o eski dostum
Dönmüş güllesiz fişeğe
Ey bizimle atışan
Hırsla yanıp tutuşan
Serbest vezin ötüşen
Heceden gel heceden
Kâh verelim yemini
Mark Twain gibi
Mississippi kıyılarında yaşamadım
Ve nehir gemilerinde kaptanlığım da olmadı
Fakat Pönserek deresinde
Çöp yüzdürmüşlüğüm vardır
Kimse diyemez benim de bir
Gölgesiyle yarışan
Bir divâne toy benim
Kurda kuşa karışan
Deli doru tay benim
Anka'yım Kaf dağında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!