Leş Şiiri - Yunus Emre Altuntaş

Yunus Emre Altuntaş
25

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Leş

üzerimize serpilen ölü toprağını konuşalım biraz
yıllanmış bilgileriyle bir insan neye yarar mesela
elest bezminde verilen sözlerin bizdeki karşılığı nedir
nedir taş yağan günlerin hatırlattığı nedir
sarsılan dağların yığdığı onca endişeden geriye kalan

bir şeyler akıp gidiyor aramızdan
dağlayıp yaralarını muskalar ekleyerek su serperek
söyleyin dört duvar arasına sıkışmış haliyle
eşrefi mahlûkat nedir kimdir insan

sancılı geceleri fırlatıp kanına yer açan şunca zaman el yordamıyla aranan kapalı kapıları seçip zifiri karanlıkta konuşmaktan kaçınmayan inadına kamçılayan nefsini ateşi çağıran kahkahalarıyla göğün dibini delen kim

varsın adımız sersefil hanesine yazılsın umurumuzu alıp götürsün
sanma ki yürekli yalnızlıkları taşımaktandır şu bitap çehre
hangi hesabında yanılmadın önce onu söyle hangi eceli görebildin
defterinde ecek acaklar görüyorum ama bir arpa tanesi yok tohum niyetine
söyle hangi çağına kulak kesilelim ki bize ümit versin
sadrımı deşip yollara düşürecek müjdelerin nerde hani
görmezden geldiğin kulak tıkadığın aman bana ne dediğin sular
dayandı kapına kor oldu akıyor bak şimdi boğazından

sen sus sen sus konuşsun terslediğin kalbin
en hayırlı şahitliktir konuşsun dilin konuşsun ellerin
yanında ölürken sabiler sen yaşadın mı dön bir bak lime lime
parçalanıyorsun dökülüyorsun kokuyorsun leş
gör ki onlar hiç ölmemiş sen ise biteviye ölüsün ey
bunca ölüme bir bahane bulmak hangi dilin kârı hadi anlat dinleyelim
arkanı döndüğün kavgalar şimdi yalım oldu çevreliyor suratını
yakıyor yakıyor yakıyor ve eritiyor gözlerinden başlayarak
tempo tutup şarkı söylediğin ah o dudaklar yalanın bini bir para
söyle şimdi hangi yeşil kurtarır seni bu dağdağadan bu yangından

ne o şaşırdın kucağındaki ninnileri görünce
sevin ki put edinmiştin taşımıştın ömrün boyunca
oturduğun koltuk giyindiğin süit bindiğin araba kıvandığın yazlık
yatırım hesabın bitcoin bist 100 sınai endeksi euro altın
hoşça muhabbeti bırakıp dostu bırakıp hakikati bırakıp
işte hep o yalnızlık şimdi hepsi kucağında sevin

hiçlikten gelip güneşin yaklaştırıldığı vakitte sarkıt ipini gör bakalım
nereye uzanacak kime varacak ucu nereye taşıyacak
şaşıyorum bunca ölü olmana bunu konuşalım
başkalarının acısıyla sevindiğin o günler
“gerçekten” diyerek verdiğin o haberler
hep bilirdin hadi şimdi söyle bakalım nerde reel politik
bin dereden su getirip haklı kıldığın hani o denge
hayretteki gözler için görecek daha çok şey var

şimdi öpmek için tanrının elini arama boşuna
arama boşuna sen ölüsün hiç olmadığın kadar ölüsün
konuşacak bir şey kalmadı işte bu yüzden
kanadı yok umudun ki kanatlanıp uçabilesin
durmadan büyüyen ellerinde küflenmiş sedef
gör desem görmez ki leş
bir bunu anlatabilirim

Yunus Emre Altuntaş
Kayıt Tarihi : 10.1.2026 01:42:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!