Olten merkezindeki küçük lale anıtı,
Ecdadımın sevgisinin, saygısının kanıtı.
Bu anıtın önünde dakikalarca durdum,
Mazimizle ilgili ne hayaller kurdum.
Tevhid bayrağını taşıyan şanlı ordu,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Değerli kardeşimiz, haftanın şiiri olmaya değer güzel bir çalışma ortaya koymuş bulunmanızın yanında,ayrıca haftanın şairi seçilmiş olmanız dolayısıyla sizleri yürekten tebrik ederim.Durum böyle iken on tam puanı hak ettiğini gördüğüm şiirinize hakkını sunarken bu güzel şiirinizi ilişiğe aldığımı belirtir başarılarınızın yolunun açık kalmasını dilerim.. Ruhi Turan. 14 / 02 / 2009.İstanbul.
/ Başlarında sultanlar,ardında tuğlu vezir,
Durduramaz bu orduyu; ne med,ne de cezir. /
Küçük bir lale anıtından yola çıkarak yazmış olduğunuz bu güzel şiiri okudum ve şanlı mazimizle yine gurur duydum. Haftanın şiirini ve haftanın şairini kutluyorum.
Saygılar.
Sevgili Güldeste'ler :)
HAFTANIN ŞAiRi Kemal YILDIRIM ***KUTLUYORUZ***
Güldeste Şiir Grubu/nda seçici kurul tarafindan;
HAFTANIN ŞAiRi seçilen Kemal YILDIRIM beyefendigi
Can-ı yürekten TEBRiK ediyorum...
Başarılarının devamını ve hayatta MUTLULUKLAR diliyorum....
En güzel şiirlerinden biri ile bu güzel başarısını KUTLU/yorum...
Güldeste Şiir grubu kurucusu
Fatımâ Hümeyrâ Kavak
Seçici KURUL
İrfan YILMAZ
Melih BAKi
İbrahim YILMAZ
Burhanettin AKDAĞ
Hamit KÖRKEN
Seyit KILIÇ
Deryâ DENiZ
Necdet EREM
Mehmet NALBANT
Fethullah GÜMÜŞ
YAŞAR BAYAR
Mübeccel Zeynep ÜNALAN
Mücella PAKDEMiR
Fatimâ Hümeyrâ KAVAK
**************************
Laleler,
Olten merkezindeki küçük lale anıtı,
Ecdadımın sevgisinin, saygısının kanıtı.
Bu anıtın önünde dakikalarca durdum,
Mazimizle ilgili ne hayaller kurdum.
Tevhid bayrağını taşıyan şanlı ordu,
Asırlarca doğudan, batıya akıyordu.
Başlarında sultanlar,ardında tuğlu vezir,
Durduramaz bu orduyu; ne med,ne de cezir.
Bu ordu ki; ilk önce gönülleri fethetti,
Bu ordu ki; Resul-ü Ekrem, methetti.
Dünyaya adaleti,ilmi,irfanı yaydı,
Bindikleri küheylan,ellerindeki yaydı.
Yanlız okla, yay değil,lale de taşıdılar,
Bu savlete dost,düşman birlikte şaşırdılar.
Tüm dertlere devaydılar,başlara da taç,
Dünya şimdi lale getiren ellere muhtaç.
Ey iftira guruhu! tarih sizi affetmez,
Laleler gelir dile,onlar hakkı reddetmez.
Rabbim! mazideki günleri yeniden bahşet,
Semadan üzerimize insin, ebedi rahmet.
Kemal YILDIRIM
kutluyorum ustad
Çok güzel hece gazel.Tebrik ederim.Harika
Rabbim! mazideki günleri yeniden bahşet,
Semadan üzerimize insin, ebedi rahmet.
AMİN,
Yüreğine sağlık can kardeşim.Allah razı olsun
İnşallah bu necip millet yine o ihtişamlı ünlerine
dönecektir.
Ne zaman dersen,
Biz kendimizi atalarımız gibi düzelttiğimiz zaman,
Cenabı Haktan ümit varız.
Baki selamlarımı yolluyorum.
yüreğinize sağlık hocam kaleminiz dam olsun saygılar
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta