Kurban Olduğum Şiiri - Meryem Keskin

Meryem Keskin
337

ŞİİR


42

TAKİPÇİ

Kurban Olduğum

Susmuş konuşmuyor bülbül dillerin,
Kırgın mısın söyle kurban olduğum.
Gülistan bağrında solmuş güllerin,
Sürgün müsün söyle kurban olduğum.

Dalımda çiçekler son kez açıyor
Kara kış kapıda gençlik geçiyor
Yaklaştıkça o yâr benden kaçıyor.
Dargın mısın söyle kurban olduğum.

Tutulmuş yüreğim sayki dardayım,
Sevda bir yanardağ bense hardayım.
Mevsimler içinde sonbahardayım,
Yorgun musun söyle kurban olduğum.

Diyorsun kimseye olmaz meyilim,
Senin aşkın mabetmiki eğilim
Büyüdüm gayrı ben çocuk değilim,
Ergin misin söyle kurban olduğum.

O deli tayların gayrı koşmuyor,
Kirpiğinde yaşlar donmuş düşmüyor.
Akmayı unutmuş gönlün coşmuyor,
Durgun musun söyle kurban olduğum.

Sevdayı taç ettin garip başıma,
Sırça kafes oldun gönül kuşuma.
Ela gözlerime kara kaşıma,
Vurgun musun söyle kurban olduğum.

Sendeki bu sevda sadece dilde,
Unuttum zamanı kaldım bu ilde.
El ele geçen bir ömür değilde,
Birgün müsün söyle kurban olduğum.

Dikenli dalını ördüm güllerle,
Derleyip topladın narin ellerle.
Şimdi benden ayrı yaban ellerle,
Sargın mısın söyle kurban olduğum.

…..Meryem Keskin…..
…..01.07.2025……
…..6+5.11.hece…..

Meryem Keskin
Kayıt Tarihi : 24.2.2026 08:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Dalımda çiçekler son kez açıyor...

    bu körpe çiçek tazeliğindeki dizeleriniz hep açsın gönül bahçenizde sevgili şaire meryem hanımefendi...

    peki,
    bizden de size küçük bir hatura,

    .
    ...
    .
    bir cacık olmasa da ilk dönemece dek,
    kalp duvarlarımız yıkılmadan geçtik
    aşkın ilk veda kapısından biz…,
    sen kurban derisinden bir seccadede,
    ben namaz tahtasında bir derviştim,
    ve medine gülü çayı dolu bir kadehi yudumlarken,
    sen; sonsuzluğa ç/ağlayan bir ırmaktın,
    kaparken muhabbete gözlerimi ben,
    kara üzüm şırasını dileyen bir sermesttim…,

    ve yürüdüm takalar boyu,
    içine balıkların takıldığı,
    ağ ağ örülmüş kıyıların içinden geçtim;
    çırpın, çırpın çırpınarak...,
    ki takvimleri didik didik eden martıyım,
    çözdüm düğümlerini gemicilerin,

    ve yürek ne zaman,
    ibrikten,
    bal şerbetli kahve köpüğünü,
    damla damla, yavaş yavaş
    usul usul,
    süzüm süzüm süzülerek içse…,
    hayat;
    yüksekten engine inmek gibi,
    aklını yitirmiş bir şelale olup köpüre köpüre
    ve deli kudretli bir devinimle akarak,
    iç telaştan azade itminana kavuşup,
    temkin sahibi ve ağırbaşlı bir vakarla,
    sekinet buluyor…,
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)