Te kulîlka lı Botan vekır
Navê te xweş , şîr û şekır
Me bı evîn hêlîn çêkır
Bahoz rabu hemu Qırkır
(Sen çiçekleri Botan’da açtın.
Adın güzel, süt ve şeker gibi.
Biz sevdayla yuva kurduk.
Fırtınalar çıktı, hepsini yok etti.)
Ma gulê, Qey tu nızanî?
Jı te hez dıkım, tu baş zanî.
Dılê mın bılbıle kelem kani
Lı pırtukên çıl zimanî.
(Gülüm, bilmiyor musun?
Seni seviyorum, bunu çok iyi biliyorsun
Yüreğim bülbül oldu,diken hani
Kırk dilli kitaplarda.)
Tu kulîlka lı Botani
Lı Amedê, lı Serêkani
Te digerım bı dıl u cani
Tînım zıman bı hozanî.
(Sen Botandaki çiçeksin.
Diyarbakır’da, Ceylanpınar’da.
Seni canla yürekten arıyorum.
Seni ozanca dile getiriyorum.)
Gula destê te, bîhna mêran,
Bejna te ronîye, mîna zêran.
Ez qurbanê hezar caran,
Tu kulîlka nava şeran.
(Elindeki gül erkekçe kokuyor
Boyun altın gibi parlıyor.
Sana binlerce kez kurban
Sen savaşların çiçeğisin.)
Kayıt Tarihi : 24.01.2014 14:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!