Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Kumların üstündeki ayağımdır tozlanan
Mihrapsızım oysaki direksiz gökyüzünde
Birkaç dosta sahibim sonsuzluğa uzanan
Çölün ortasındaki seccademdir ıslanan
Göğsümün ortasında kandili ile yanan
Ağlar mıydı dudaklar bir yangının külünden?
İdrakini kaybetmiş gözlere inen tülden
İsmail'in boynunda kesmeyen bıçak izi
Yedi defa katildir yarım kalan gönülden
Ağlar mıydı dudaklar bir yangının külünden?
Seraba uzanmayan toza batmış çölünden
Yakub nuru kaybetti, karanlığa gömüldü
Ömrü hazan misali duvarları örüldü
Zamanın gerisinde sureti yitirilmiş
İhanet yumağından iğne iplik düzüldü
Yakub nuru kaybetti, karanlığa gömüldü
Divaneler misali yurtsuzluğa sürüldü
Kendinden habersizce açtığın harabeler
Güneşini doğurdu bihaber divaneler
Suskunluğun ardında açılan girdaplar mı?
Yutulmayan kaldı mı ateşten pervaneler?
Kendinden habersizce açtığın harabeler
Gözyaşları içinde onca geçen seneler...
24-25 Şubat 2026
Simya Nuran Aksoy
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 14:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kandilini dışarıdan değil kendi külünden yakanlar için olsun bu şiir...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!