Kaç umudu kesip kurban etmişiz aşk uğruna...
Gülüşlerimi sonbaharlara gömüyorum.
124 bin defa Tanrı'nın er kişiyle söylediği sözün hâlâ arkasında olduğuna eminim.
Duvağını açtım, iki dudağımın arasında Nasuh yeminleri bekler.
Sana en çelik sırrımın sesini versem,
Saklar mısın şerrinden beşerî alemin?
Hadi duvarlarına sıva gözlerimi, mavilerimi sana vereceğim.
Dörtnala toynaklarını saldığım alaca atlarla... Düşelim peşine soytarıların. Öcümü alacak bir sur yılanların ininden...
Merhamet etmeyene merhamet ezikliktir.
Ne vakit gördün haysiyetimi ayak altına aldırdığımı?
Kuklalar toplanmış,
Ölü düşlerimi yerler, görüyor musun?
Bak gidiyorsun. Beyaz bir bayrak, kefeninin bir parçasından koparıldı. Cephem boş kalsın, tek savaşçı ben olurum inadına.
Şimdi tüm silahlarımı tüketip ölümüne çarpıştığımı göreceksin.
Belki de kaçmayı değil, ölmeyi daha çok isteyeceksin...
Öyle haklı, öyle güzel kaybedeceğiz ki...
Kimse kazanmaktan huzur duymayacak kadar hem de.
La tahzen innallahe meana, anlıyor musun?
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 12:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!