Getirin taş çeşme suyundan içelim, bakır tastan.
Eli kınalı kızların, güveçte pişen aşından yiyelim.
Tarhanaya ekmek doğrayıp, kuru soğan kıralım.
Şöyle üstümüze, rahat bir şal ve şalvar giyelim.
Çağırın çobanı, bekçiyi, muhtarı odaya gelsinler.
Sedirde, tavşankanı közde bir çay demleyelim
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Yaşanmışlıklarını birinci ağızdan dedemden,babanemden,babamdan dinlediğim;köy deyince gözümde canlanan tek yer. Yaşamayanlar için kelimelerle ancak bukadar güzel anlatılabilirdi, ellerine düşüncelerine sağlık
Tsk.edrim.Yorumlarınızı bekliyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta