KONUŞAN YÜZ
Neden suskundur dilin, neden kırık ellerin
Öyle bir çığlık ki bu gökyüzü kadar derin
Savurup sonsuzluğa, bıçkın suskularını
Çelik kapılarını kırıyor, yüreklerin
Hüzünün boyanırken denizlerin rengine
Sıra dağlar dizilir, gönlündeki engine
Göklerin kıyısında kayan yıldız seninmi
Bak, hilal kuşanıyor, karanlığın cengine
Susku ve söz savaşı yaşayan öksüzlerin
Halini andırıyor, yılgın bakan gözlerin
Bir şafak arifesi kadar meçhuldur yüzün
Yüzünde aksı yansır, dile gelmez sözlerin
Anlamadım, yüzüne baksam da aval aval
Bir aşkın çıkmazımı, söyle bana, ne bu hâl
Duygular çerçöp gibi yakılmıyor ateşte
Koruyan bir ot gibi olmuyor ki izmihlal
Hangi aymaz hayalin tutuyorsun yasını
Geri dönmek olurmu, çalmadan kapısını
Belki orda ki derdin; derdi, derdinden baskın
Görmeden bilemezsin, gailenin hassını
Sorgulama mizani; sana ne, deme sakın
Sende devası yoksa sormaya da yok hakkın
Acılar sofra olsa kimse kasık çalmazdı
Bilirim de yine de soruyorum bihakkın
Bihakkın : hakkıyla. Hak ile. Hak üzere
Şairler bazen susarak daha çok şey anlatır.
Sanırım şairlik böyle bir şeydir. Hiç bir şey söylemeden çok şey anlatmak
Suphi Sekü
Kayıt Tarihi : 7.03.2025 21:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bazen en etkili anlatımdır,
Bu aralar değil ama!
Sustukça "ikrar" anlaşılır
Bunca zulme
Baskıya
Haksızlığa...
Özellikle "Kadınlarımız" için
Daha da sesli, mümkünse...
Tebrikler Suphi Bey..
TÜM YORUMLAR (1)