Kolfan Reis, duygularını şiire döken genç bir şairdir.
Hayatın acısını, sevgiyi, özlemi ve yalnızlığı dizelerine yansıtır.
Şiirlerinde sokakların sessizliği, gecelerin hüznü ve aşkın derinliği vardır.
Kelimeleriyle insanların kalbine dokunmayı amaçlayan şair, şiiri bir yaşam biçimi olarak görmektedir.”
Elleri şefkat, gözleri umut doluydu
Bir ömür boyu sevgiyle yoğurdu bizi
Gece uyanıp üstümüzü örterken
Sabah erkenden soframızı kurardı annem.
Yorulduğunu hiç göstermezdi
Gözlerinden akan yaşları içimize akıtırdı
İçimde bir ateş var, söndü sanıyorlar
Oysa ben o ateşi ciğerlerime çektim
Her nefeste kor oldu, her acıda alevlendi
Küllerimden doğdum, küllerimden korktum.
Dağlar eğildi önümde, rüzgârlar sustu
Karanlık yaklaştı, gözlerime baktı ve kaçtı
Elleri nasırlı, kalbi kadife gibi
Gözlerinde yılların yorgunluğu, sessiz bir çığlık
Her sabah erkenden kalkar, biz uyurken
Hayatın yükünü omuzlarında taşırdı babam.
Ne çok konuştu ne de derdini döktü
Sadece baktı, o bakış yeterdi anlamak için
Dostum…
En karanlık gecemde yanıma gelen ışık
Ne sorar ne de yargılar, sadece durur yanımda
Bir bakışın yeterdi bazen, dünyayı sırtlamaya
Bir kelimenle dağılırdı içimdeki fırtına.
Zor zamanımda elini uzatan,
Ben fırtınanın evladıyım, rüzgârda doğdum
Göğsümde yıldırımlar, damarlarımda sel
Düştüm, kalktım, parçalandım, yine bütün oldum
Yıkılırken bile dimdik durmayı öğrendim ben.
Hayat yumruğunu indirdiğinde gülümsedim
Acı en derin yerime işlediğinde sustum
Yokluğun içime işlemişti
Gecelerce sadece seni aradım
Esen rüzgârın sesinde seni dinledim
Gecenin karanlığına resmini çizdim
Yine seni bulamadım...
Gökyüzünde derin bir yara açıldı bugün
Ben o yaradan dökülen yıldızları topluyorum
Her biri bir umut, her biri bir veda
Avuçlarım kanıyor, ama bırakmıyorum.
Ruhumda fırtınalar esiyor sessizce
Kimse duymuyor, kimse görmüyor
Bir bahar daha öldü içimde, fark etmedin
Sen gideli ne çiçek açtı ne de kuş öttü
Yokluğun bir zehir gibi damarlarıma yayıldı
Her nefeste biraz daha karardı dünya, biraz daha öldüm.
Geceler uzuyor, uzadıkça beni yutuyor
Rüzgâr adını getiriyor, bıçak gibi saplanıyor
İçimde bir yabancı uyandı bugün
Aynaya baktım, gözlerim tanımadı beni
Sesim aynı ses ama kelimeler yabancı
Adımlarım yürüyor, ama nereye gittiğimi bilmiyorum.
Bir zamanlar doluydum, şimdi bomboşum
Hayallerim tozlandı, umutlarım soldu
Gözlerin gittiğinden beri karanlık kaldı odam
Ne ışık yakıyor ne de sabah oluyor
Adın dilimde yarım, hayalin içimde tam
Sensiz geçen her nefeste biraz daha ölüyorum.
Rüzgâr eserken bile üşüyorum şimdi
Sokaklar daraldı, şehir bile küçüldü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!