KIVI 117 – “Torosların Eteğinde, Wi-Fi’siz Bir Direniş”
Ne modem vardı, ne bildirim sesi. Sadece rüzgâr, çam kokusu, ve dut yaprağının gölgesi.
Fadime, elinde süzme yoğurt, Zühre, göğsünde güneş lekesiyle çamaşır seriyordu. Memo, cep telefonu yerine kaval taşıyordu.
Köy meydanında ne basın vardı, ne sansasyon. Sadece Kör Kemal’in gözleriyle okunan bir roman, bir çığlık:
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta